Çağlayan Bir Irmaktın Denizlere Sığmayan

İsmail Okutan
68

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Çağlayan Bir Irmaktın Denizlere Sığmayan

Çağlayan bir ırmaktın denizlere sığmayan
Muştu kokan ellerin umut damıttı zindana
Hayat getirdin duygular mezarlığına
Mangal üstü sevdaları taşıdın yüreklerimize
Soylu duruşlar sakladın
İçinde aşk olan gecelerde

Çiçekler fışkırdı her taraftan senin gelişinle
Betonların arasından doğdu papatyalar
Yapraklar yeşil değil, Çocuklar mutlu değil
Dostlar dost değil, hayat hayat değil,
Sen olmayınca.

Çağlayan bir ırmaktın denizlere sığmayan
Elinde hiç düşmedi uğur böcekleri
Yüreğinde hiç üşümedi sevda çiçekleri
Geldin soğuk, buz gibi bir zamanda
Üşürken ve soğuktan ölürken hayat
Donmaktan kurtardın yürekleri.

Buram buram muştu kokuyordu ellerin
Yağmur taşıyan bulutlar gibi
Üzerimize sindi bir kez güzel kokun
Dilimizde nakarat yanık sevda türküleri
Yüreklerimizi dağladı bir kez senin sevdan
Ferhat’ı engelleyen dağlar çıksa da karşımıza
Mecnun gibi çöllerde kaybolsak da
Yusuf gibi kuyulara atılıp unutulsak da bir ömür
İbrahim gibi ateşler atılsak da
Yüreğimiz taze kalır her dem.

Yeni doğan ırmağı yudumladım ardın sıra
Umut dolu bir deniz yürür yanın sıra
Ayaklarıma gelir emrin koşarım peşin sıra
Bir bahar, bir bahar ki; getirdiğin bize
Sorma, aşk sarhoşluğunda erittin bizi
Etrafımızda açan çiçeklere hep ruhun doluydu
Ayaklarındaki prangalarla yolun hep aşk yoluydu

Çağlayan bir ırmaktın denizlere sığmayan
Tutsak ırmağı saldın çorak topraklara
Yasak günlerde yeşerdi beşinci mevsim bahçeleri
Mangal üstü sevdaları besledin göl kenarında
Öksüz kumruların kanatlarında kaldı hep aklın
Yüreğinde bitimsiz sevda ateşi
Hiç düşürmedin elinden dünyanın yanık coğrafyalarını
Güllerin sürgün edildiği mevsimlerde içimiz ürperdi
Kuyuların dibindeki sular ürperdi
Kuşlar ürperdi
Çiçekler ürperdi
Biliyorum gök enginliğinde
Yunus hasretinin ağırlığında
Ferhat aşkının büyüklüğünde olan sevdayı
Yudumladın tek başına
Deli gömleği giyip oturdun aşkın deli tahtına
Bir damla yağmur, bir papatya kokusu
Seni hatırlatır bana, çıkarken bu dik yokuşu
Gördüğümüz her gül senin kokunu getirir yanımıza
Senin adını ekleriz ölüm andımıza

Yüreğinden belli olur bir yiğit derdin
Saadet güllerinden kokular sürünmek senin derdin
Ne kutup soğukları, ne zemheri ayazı
Güllere çevirdin hem kışı, hem yazı
Hep yürüdün mayın tarlalarında
Ne bir papatya şenliği, ne bir gonca gül
Teninde dört mevsim bahar açıldı
Tutsak coğrafyalara özgürlük tohumları saçıldı

Çağlayan bir ırmaktın denizlere sığmayan
Umarsız bir mevsimde gelip umut verdin esrik çağa
Karanlık izbe dünyamız durdu çerağa
Yüreğimizin çoğaldığını gösteriyorsun zamana
Muştu kokan ellerin umut damıttı zindana

İsmail Okutan
Kayıt Tarihi : 23.6.2007 20:21:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


tüm zorluklara rağmen, engelleme ve baskılara rağmen, yalnızlık ve terkedilmişliğe rağmen umutlarına, amaçlarına ve halkına ve halkının değerlerine bağlı kalmaya devam eden ortadoğu halklarnın önderlerine, direnişlerine, mücadelelerin öncülerine ithaf etmek için yazdım bu şiiri. hayalleri olan asla uyumaz, çünkü su uyusa da düşman uyumaz.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Merâl Özcan
    Merâl Özcan

    Sevgili İsmail Bey
    SU GİBİ Şiir Grubumuz 25.07.2005 tarihinde kuruldu...
    katkılarınız ve desteklerinizle bugünlere kadar geldi...
    tartışmalar oldu, acılar paylaşıldı ve mutluluklar çoğaldı...
    ve edebi adımlarımız güçlendi...

    31.01.2008 tarihinde kapanacak olan grubumuzu önemsediğiniz,
    çalışmalarımıza eşlik ettiğiniz için teşekkür ederim...

    edebiyat adına, şiir adına daim başarılar dilerim...
    Merâl Özcan

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)

İsmail Okutan