Gidilmemiş yolların, söylenmemiş sözlerin hatrına,
Bir imza atıyorum bu sevdanın en son satrına.
Güneş doğmasa da, yıldızlar küsse de geceye,
Seninle başlayan her şey, sığmaz artık heceye.
Radyoda çalan o çok eski şarkı gibi,
Sözleri unutulmuş ama ritmi derinde.
Yüzümde asılı kalan bu yarım tebessüm,
Bulmak seni, en imkansız vaktin yerinde.
Ne zaman kaysa elim o tozlu raflara,
Sustukça büyüdü içimizdeki o devasa boşluk,
Sanki bir kadehte hapsolmuş ebedi bir sarhoşluk.
Kırılan plaklar gibi takılıyor dilim ismine,
Bakmaya kıyamazken, yenildim o soğuk resmine.
Hangi tren garında bıraktık biz o büyük sözleri?
Çarpıyor yüzüme gerçek, bir tokat gibi aniden,
Kül olan bir sevdadan, kıvılcım bekleme yeniden.
Yollar ayrıldı çoktan, pusula şaştı, yön bitti,
O limandan kalkan son gemi, umudu da aldı gitti.
Yazık ki ne yazık, harcandı o kutsal yeminler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!