Ejderhalar sarar sensiz beni can
Zaman unutulur yalnız seninle
Cezbeler okurum koyu heyecan
Dizine bağlayıp yak gözlerinle
Sükûn gamzeleri karşında durdum
Istırap hep beni uğurlamakta
..
Olma kendinden emin
Geceler renk veriyor
Sözü vardı dedemin
Ruha âhenk veriyor
Aklet tefekkür bu ya
Tize serhenk veriyor
..
“Bende öğrendim! ”
Sen öğrettin bana
Sevmeyi sevilmeyi
Sen öğrettin bana
Aşk için ölmeyi
..
O
kimsedir
sevgi gören
sevilen
Onun
düşerse gönlüne ateş
yardan,
..
sen gittin ya,
boşluğunu dolduracak,
bana bir dengin lazım,
endamı mühim değil,
teni, ten rengin lazım,
sevdanın azı olmaz,
gönlü çok zengin lazım,
..
“İlaçsız kalasın! ”
Her gönlün vardır
Sevgiye ihtiyacı
Sevgisiz bir hayat
Sürmek ise ne acı
..
On bir ayın sultanı
Mahya ile süsledim
seni.
İçimdeki sözleri,
inci gibi dizdim
boynuna,
Gözümden
..
'Sen' diyor gerisi gelmiyor,
İçimdeki bende kendimi dinledim.
Boşluğa 'herşeyimsin 'yazarak,
yarım kalan sözünü tamamladım.
Kendi benliğimden vazgeçmek,
onun büyüsüne kapılıp yok olup
gitmek istedim.
..
Son gece eser mi tersinden rüzgâr
Dirilten çeşmeler "keşke"ler de var
Tedbir ve takdirler gerçeğe denge
Hak ehline dönüp daldım ahenge
Bıraktım böylece endişeleri
Yol boyu dizilmiş şer şişeleri
..
“Laik olduğun yere git! ”
Sakın girme gönlüme, sakın gelme yanıma
Sözlerinle kandırıp, hemen girme kanıma
Beni bırakıp da, gittin elin yanına
Maziyi hatırlatma, kıyarım ben canıma
..
Sabah seherinde bir yerlerde ol
Çiçeklerde huşu vicdanlarda ter
Yedi iklim dolaş renklere sokul
Öyle içten ol ki öyle içten yâr
Gözlerini sustur ıslatma teni
Âşıkta bilinmez ölüm nedeni
..
Eşref-i mahlûkat hilkat ve gerçek
Şuur emperyalist farkında mısın
Kendine koşmazsan putun sürecek
Ehl-i nankörlerin çarkında mısın
Kalbi vuruşlarda büyük çile var
Vicdan parıltısı çok şeye mazhar
..
Susuşlarım bazen yağan kış gibi
Uçsuz ve bucaksız sarp yokuş gibi
Zihnim kitabesi secdeye durur
Şeytan yumruklarım bir ayyaş gibi
Güven vefa ahlâk kırık düş gibi
Haysiyet pelesenk dilde leş gibi
..
Kalbi ölmez görüp görmezlikten geliyor
İdrak ve tekâmülü boş verin ecel diyor
Görmediği sürece vereceği cevap yok
Geçmişi çifteleyip çiftleşip geceliyor
Kımıldayıp kaçtıkça ölüm yaklaş gel diyor
Ölenle ölünmez ki yaşamak güzel diyor
..
Azın çıkmazı çokta
Hiçdedir mesafeler
Çoklarım muallâkta
Omuzlarım çökük ter
Tanrısal debdebeler
Mahsulu itler eler
..
“Yine sessiz! ”
Bu akşam yine sensiz
İçiyorum durmadan
Gözyaşlarım akıyor
Hasretinle kurumadan
..
Vakti yoruyorum yine bendeniz
Beklenen liman var huzura doğru
Ne bir nefes kalır nede gölgemiz
Tıpkı Aras gibi Hazar'a doğru
Sönmüş ocak vakit ezelden yanık
Şehri gaflet basmış ben mi uyanık
..
Durmaksızın balayı hazzı sevdaya sermiş
Sırt sırta ve diz dize iç içe ve yan yana
Özgürlük akisleri aşk çukura gidermiş
İfadelere köpürür vicdan çarpar vicdana
Arkadaşlık hususi sırayla teker teker
Lağım yüzlü bebekler medeniyet son nokta
..
Bir kadın sevdim
şarap gibi
Bir kadın gördüm
nurdan ışık
Bir kadın tanıdım
gül kokulu
Bir kadını sevdin mi?
..
Emretti doğ dedi biz doğuverdik
Kör melûn aldattı Âdem dedemi
Hiçliği sırtlayıp defteri dürdük
Göz göre pişmanlık say ifâdemi
İmtihan pek ağır işte bu yüzden
Benimle birlikte sen gel ağla yâr
..



