Bursa'da Şiiri - Nedim Saatcioğlu

Nedim Saatcioğlu
699

ŞİİR


16

TAKİPÇİ

Bursa'da

Bursa’da bir otel odasında
Duygularımın cuntasında kıvranıyor bedenim
Aksi sedalar vuruyor suskun ve buzlu duvarlardan yüzüme

Anılar canlanıyor hafızamda
Gözlerini yağmurlar altında düşünüyorum
Ve ıslanmış kirpiklerini özlüyorum

Bursa’da bir otel odasında
Duygularımın cuntasında kıvranıyor bedenim
Aksi sedalar vuruyor suskun ve buzlu duvarlardan yüzüme

Yakınımda çok yakınımdasın biliyorum
Masamda duran on iki tuş kadar yakınımda
Hüzünlerin gevrek tebessümü arasında
Seni düşünüyorum
Sevişmelerimizin buruk tadı hâlâ dudaklarımda
Ve bir yağmurun dişi tadı kalmış damaklarımda
Güneş, deniz, kumsal ve sen
Ve sen varsın şu an aklımda

Bakire çığlıklar duyuyorum
Ve iç çekişmeler tüylerimi ürpertiyor
Aramanı bekliyorum
Neden ellerin kadar sana yakınken
Yüreğin kadar uzağındayım bilemiyorum

Soğuk bir kış gecesi
Bursa’da bir otel odasındayım
Boğuk bir hava doluyor ciğerlerime
Hasret bir kadehin hiç bitmeyen mezesi olmuş
Mutluluk ise yalnızca anlara mahkûm

Ne alaka dağları düşünüyorum
Ve yollarca uzaktaki seni
Varoşların ayak sesleri geliyor kapımın eşiğinden
Seni düşünüyorum bir kartalın kanatlarında

Bir eylül akşamı yüreğime ektiğin tohum
Nasıl da bir sarmaşık gibi tüm vücudumu sardığını
Gel de kendi gözlerinle gör

Artık hayal kurmak istemiyorum
Metalik seslerden bıktım
Sesini nefesinle beraber duymak istiyorum
Ne olur gel artık
Seni çölde su, suda hava, havada kanat kadar
Özledim diyorum

Bursa’da bir otel odasında
Duygularımın cuntasında kıvranıyor bedenim
Aksi sedalar vuruyor suskun ve buzlu duvarlardan yüzüme

Hatıralar canlanıyor gözümde
Ve yıldızlar ve gökyüzü ve yakamoz
Ve kumsal ve sen
Ve kurumuş bir yaprak mektuplarla saklanan
Sana yazdığım dizeler yankılanıyor kulaklarımda
Ve isyanlar başlıyor arzularımda
Kadere küsüyorum
Ve oyuncağını kaybetmiş bir çocuk gibi
Oturup ağlıyorum
Camlara vuran gök gürültüleri ürkütüyor beni
Suskun duvarlar çaresiz
Tavan bir ok gibi
Geriye savuruyor bakışlarımı
Artık seni dünya gözüyle görmekten
Ümidimi kestim limon çiçeğim
Vuslat... vuslat ilahi bahara kaldı biliyorum

Bu gece
En katmerli yalnızlığımı
Yokluğunla kutluyorum
Gözlerini anılarıma meze yaparak

Sen belki de şarkılar söylüyorsun şu an
Yüreğinde bahar tomurcukları
Dilinde en hüzünlü mısralar
Belki de bir sarhoşun narasıyla kesiliyor melodiler
Meze gözlü insanlar arasında
Güneş kadar parlak
Okyanuslar kadar berrak bir limon çiçeği edasıyla
Duruyorsun sahnede
“... özlediğim şimdi çok uzaklarda ...”
şarkısını söylüyorsun belki de

Bursa’da bir otel odasında
Duygularımın cuntasında kıvranıyor bedenim
Aksi sedalar vuruyor suskun ve buzlu duvarlardan yüzüme

Vakit gece yarısını çoktan geçti
Artık aramayacaksın biliyorum
Sesini duyunca yüreğimde kandiller yanmayacak
Karanlıklar ve zindanlar aydınlanmayacak bu gece
Bir sokak serserisi gibi hissediyorum kendimi
Kimsesiz aciz ve yapayalnız
Az sonra özlem yükü bedenim
Kıvrılacak çarşafın bir köşesinde
Hayaller yorganım anılar yastığım
Ve dışarıdaki yağmur sesi ninnim olacak
Senin düşlerinle sızıp kalacağım
Sabaha yine sensiz uyanacağım
Biliyorum... biliyorum... biliyorum...

Nedim Saatcioğlu
Kayıt Tarihi : 21.08.2026 11:06:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!