En zayıf halkanın duasıydı;
Tarantulanın övgüsüzlüğüne, güzün sorumsuzluğu.
Güçlenerek yontulan ahdime veda ediyor, kalbin salyalı ağzı.
Elleri sarmalıyor nazik kavga; şişman bir midenin ardından.
Yuvasında siyah gözdür akşam.
Hallarım viraneye dönüyor, geçip giden zaman viran.
Yapraklı bir mezarda saklambaç oynuyor, sana ait olamayan çiçekler.
Kör gerçeğe gebe kalıyor eller.
Karanlıkla kavga eden bir böcek karanlığın içinden ilerlerken;
Selası verilir ilk hatanın.
"-Mış"lı bir yetimi yakar aynalar, ceplerin delikliğine uzanır feryadın.
Cebin insan olur, güz dökülür üstüne.
Ağıt yakan yaprağın ağzı salyalı...
Bu mudur yaşadığın?
Kertikli paraleli öpüyorum hasretle.
Tıkırtı treninde gidiyorum, iliştirilen dumanlarla.
Kendini bağlıyor vagonlar, rayların kaygısına.
Gitmeyi çaylıyor otobanlar, otogarlar;
Şekersiz aşklarla.
Aç kalıyor ikindinin ağzı, sabahın memesinde.
Yatsı, üvey annesidir sabah vaktinin.
Hepsini seven bir dededir seher vakti.
Dağıtılan şekerdir hasretle, özlemle;
Vakti duanın.
Kayıt Tarihi : 2.10.2025 02:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!