Bir sen bilirsin
Eski zaman aşığı
Üzerimizdeki sevdanın esirliğini
Uslanmaz bir delikanlı
Bir alıcı gönül
Halden bilmez
Uğrarım bir gün
Kısmetse
Girerim
Kapıdan içeriye
Kilit vurulmamış
Kapıları
Bir ben mi
Düşüneceğim bu kadar şeyi
Sabahtan akşama
Alın teri
Emek
Bu kadar ağırlığı nasıl taşıyabilirim
gizlice
suya yazarım adını
rakıyı susuz içerim seninle
gelip geçenler olur gözlerimden
anılar
unutamam sensiz geçen hüzünlü akşamları
Akşamdır hüzünlü yokluğunun adı
geceye dem vurur
göz bebeklerinin buğusu
sabah saatlerinin mahmurluğunda sen
birce dallarım kırılır
sevda o eski sevda değildir artık
Bir dem hayatın içindeyiz
İlerliyor yaşımız günden güne
Sadettin'in de öyle
Sorsan haberi yok uşağın
Ne yaştan
Bir Fotoğrafın Esintisinden K-alemin Ucuna Düşenler
Aşk ile...
İnsan yaşarken sadece kendi hikayesini mi yazıyor zamana? Elbette kişiye özel bir izi kalıyor toprakta adımlarının...Yazarken de etrafında olan biteni, gözlemlerini düşleriyle birleştirerek ekliyor eylemlilikle ayakta durana,çoğalana...
Göstermediklerimizdir asıl yaşadıklarımız belki de
Değerlidir yüreğimizde sakladıklarımız
Bizi biz yapan imkanlarımızla yaptıklarımız değildir
İmkansızlıklar içinde hissettiklerimizdir
Akrep dolaşırken üzerimizde
Kelebekler uçar gider sevdiklerimize
Kadıköy'de toplanıyor kadınlar
Ayşe de katılıyor aralarına gündelik temizlikten
Bir kadın
Ayşe de katılıyor aralarına
Gündelikten
Meraklı bakışlarıyla okuyor yazanları
Bu sabah şiir yazamadım yine...
akrep oturduğu yerden bakıyordu gözümün içine
ve yelkovan kuşları uçuyordu deniz üstünde
biliyorum küskünsün
arayıp da bulamıyorum seni
çizgili defterimin arasında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!