İçimde sürekli konuşan bir taraf var bir de artık hiçbir şey söylemek istemeyen tarafım var biri kalk git diyor diğeri biraz daha bekle belki düzelir diyor biri unut artık diyor diğeri bazı şeyler unutulmaz diyor biri kendini koru diyor diğeri sevdiğin insanlardan korunarak nasıl yaşayacaksın diye soruyor ve ben bütün bu seslerin arasında hangisinin gerçekten bana ait olduğunu anlamaya çalışıyorum bazen kendime çok kızıyorum neden hâlâ düşünüyorum neden hâlâ bazı şeylerin cevabını arıyorum neden çoktan bitmiş olması gereken şeyleri içimde yeniden yeniden yaşatıyorum diye soruyorum sonra başka bir yanım çıkıp karşıma insan kalbine söz geçiremez diyor ve ben yine susuyorum
Bazen güçlü olduğumu düşünüyorum hiçbir şeyin beni eskisi kadar incitemeyeceğine inanıyorum hatta kendime artık hiçbir şeyi fazla önemsemeyeceğim diye söz veriyorum sonra küçücük bir şey oluyor bir kelime bir şarkı bir bakış bir koku bir gece sessizliği ve bütün o güçlü olduğuma dair kurduğum cümleler bir anda dağılıyor o zaman anlıyorum insan bazı şeyleri atlattığını sanıyor sadece onlarla yaşamaya alışıyor yarayı iyileştirmiyor yaranın üzerine dokunmamayı öğreniyor
Kendimle en büyük kavgam da burada başlıyor çünkü bir tarafım geçmişi bırakmam gerektiğini biliyor diğer tarafım geçmişi bırakırsam kendimden de bir parçayı geride bırakacağımı düşünüyor çünkü yaşadığım her şey beni bugünkü halime getirdi yaşadığım acılar verdiğim yanlış kararlar güvendiğim insanlar kaybettiklerim beklediklerim vazgeçtiklerim hepsi benim hikâyemin bir parçası şimdi bunların hepsini geride bırakıp yeni biri olmak istesem gerçekten yeni biri olabilir miyim yoksa eski halimin gölgesini her yere taşıyarak mı yaşayacağım bilmiyorum
Bazen kendime bakıyorum ve kendimi tanıyamıyorum eskiden çok daha kolay gülerdim bazı şeylere daha kolay inanırdım bir insanın iyi niyetine şüphe etmeden güvenebilirdim şimdi ise en güzel cümlenin içinde bile gizli bir ayrılık arıyorum biri bana seni anlıyorum dediğinde gerçekten anlıyor mu diye düşünüyorum biri kalacağım dediğinde ne zamana kadar diye soruyorum içimden çünkü insan bir kez terk edilmenin ne olduğunu öğrendiğinde bütün kalışların içinde bir gün gidiş ihtimalini aramaya başlıyor ve bundan nefret ediyorum
En çok da kendimden nefret ettiğim zamanlar oluyor çünkü bazen hâlâ umut ediyorum halbuki aklım bana bunun anlamsız olduğunu söylüyor kalbim ise aklın bilmediği şeyler var diyor sonra aklım kalbime kızıyor kalbim aklıma kırılıyor ben ikisinin arasında kalıyorum bir yanım hiçbir şey hissetmemeyi istiyor diğer yanım hiçbir şey hissetmeden yaşamanın zaten yaşamamak olduğunu düşünüyor
Bazen diyorum ki artık kimseye kendimi anlatmayacağım içimde ne varsa içimde kalacak çünkü insan anlattıkça kendini daha savunmasız hissediyor sonra başka bir tarafım çıkıyor ve insan anlaşılmak istemez mi diyor herkes güçlü görünmeye çalışırken aslında içinde birilerinin gelip bütün o sessizliği fark etmesini beklemiyor mu diyor ve yine susuyorum çünkü cevabını biliyorum ben de anlaşılmak istiyorum ama anlaşılmaktan korkuyorum çünkü biri gerçekten içimi görürse saklamaya çalıştığım bütün kırgınlıkları bütün korkuları bütün eksiklikleri fark edecek diye korkuyorum
Bazen yalnız kalmak istiyorum ama yalnız kaldığımda kendimden kaçamıyorum insanların arasında olmak istemiyorum çünkü herkesin sesi beni yoruyor ama sessizlik de beni rahat bırakmıyor kalabalıkta kendimi yalnız hissediyorum yalnızken de bütün dünyanın üzerime geldiğini düşünüyorum ne tarafa dönsem kendimle karşılaşıyorum ve insan bazen kendisinden kaçmak için ne kadar uzağa giderse gitsin yine kendisine yetişiyor
Bir tarafım artık hiçbir şey beklememeyi öğren diyor çünkü beklenti hayal kırıklığının başlangıcıdır diyor diğer tarafım ise insan neyi beklediğini kaybederse sabah neden kalkacağını da unutmaz mı diye soruyor belki de beni en çok yoran şey umut etmekle vazgeçmek arasında gidip gelmek çünkü ikisinin de bedeli ağır umut edersen kırılıyorsun vazgeçersen içinde bir şey ölüyor ve ben ne zaman vazgeçsem içimde küçük bir ses hâlâ belki diyor
Bazen geçmişteki halime dönmek istiyorum ama sonra düşünüyorum gerçekten dönmek istiyor muyum diye belki de özlediğim kişi ben değilim o zamanki hayatım o zamanki saflığım o zamanki heyecanım kendime olan inancım hiçbir şeyin beni bu kadar değiştiremeyeceğine dair cahilce güvenim belki de insan büyüdükçe kendisini değil kendisine olan inancını kaybediyor ve sonra yeniden bulmaya çalışıyor
Kendime bazen çok ağır konuşuyorum neden böyle oldun diyorum neden eskisi gibi değilsin neden bazı şeyleri bu kadar düşünüyorsun neden kendini sürekli sorguluyorsun sonra yine içimdeki başka bir ses bana sen bütün bunlardan geçtin nasıl aynı kalabilirdin diyor ve işte o zaman susuyorum çünkü belki de kendime sormam gereken soru neden değiştin değil bunca şeyden sonra nasıl hâlâ ayakta kaldın sorusu
Bilmiyorum belki de hiçbir zaman tamamen çözemeyeceğim kendimi belki bazı soruların cevabı olmayacak belki bazı insanları neden sevdiğimi bazı şeyleri neden beklediğimi bazı geceler neden bu kadar düşündüğümü hiçbir zaman anlayamayacağım ama artık şunu biliyorum insan kendi içinde verdiği savaşı kazandığında bile eski insan olarak çıkmıyor o savaştan bazen kazanmak iyileşmek değil sadece artık aynı yerde kanamamayı öğrenmek oluyor
Ve ben hâlâ kendi içimde kavga ediyorum hâlâ gitmek isteyen yanımla kalmak isteyen yanım aynı bedende birbirine karşı duruyor hâlâ unutmak isteyen tarafımla hatırlamak isteyen tarafım birbirine yenilmiyor hâlâ aklım başka kalbim başka konuşuyor ama belki de insan olmak biraz da bu demek kendi içinde birbirine zıt bütün seslerle yaşamayı öğrenmek ve hiçbirini tamamen susturmadan yoluna devam etmek
Belki bir gün içimdeki bütün sesler susar belki bir sabah uyandığımda artık hiçbir şeyi sorgulamadığımı fark ederim belki aynaya baktığımda kendime yabancı gelmem belki geçmişi düşündüğümde içimde bir şey kıpırdamaz ama o gün gelene kadar kendimle savaşmaya devam edeceğim çünkü artık anlıyorum benim asıl düşmanım geçmiş değil kaybettiklerim değil insanların bana yaptıkları da değil benim asıl mücadelem bütün bunlardan sonra kendimi hâlâ sevebilecek bir yer bulabilmek
Ve belki de en zor şey budur insanın herkes tarafından terk edildikten sonra bile kendisini terk etmemesi
Ahmet Hamdi CeylanKayıt Tarihi : 28.08.2026 23:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!