Yüreğime tebessüm dokuyorum bu gece,
Senin için yazıyor, okuyorum bu gece…
Aynalar tutuşuyor görünce bende seni,
Ben senin gözlerinle bakıyorum bu gece…
Bu gece, tutuşacak toprağımda inkisâr,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Kelimelere hakimiyeti ve yerli yerinde kullanımı ile güçlü bir kaleme sahip şairden akıcı bir şiir okuduk. Kendisini ve seçici kurulu kutluyorum.
MAVİ YILDIZLI ŞİİRLERİN ŞAİRLERİNE SELAMLAR…
Mesnevi + gazel tarzında ve üzerinde özenle durularak yazılmış güzel bir şiir. Bu vesileyle şairini gönülden kutluyorum.
Ancak 2. 6. ve 10. beyitlerde bu tarzın dışına çıkılmış. Kafiye düzeni bozulmuş.
1. beyitle 2. beyitin son dizesi kafiyelendirilmiş. 2. beyitin ilk dizesi açıkta kalmış.
Aynı durum 5. ve 6. beyit ile 9. ve 10 beyitler için de geçerli.
Bu beyitlerde gazel tarzı uyak düzeni görünüyor.
Uyak düzeni mesnevide olduğu gibi aa, bb, cc … şeklinde devam ettirilmemiş. Sanki “mesnevi” ile “gazel” tarzının karışımı olmuş.
*
Şiir, anlam yönüyle oldukça güçlü.
“Bu gece” tekrarları şiirin temel nüvesini oluşturduğundan hiç fazla gelmiyor insana. Zaten anlatılan da “bu gece” yani yaşanılan o an…
Seslerdeki uyum şiire ayrı bir güzellik katmış. Musikisi yerli yerinde. Tek tek incelemedim, lakin ölçüde de okunuş itibariyle bir olumsuzluk hissetmedim.
*
Aynalar tutuşuyor görünce bende seni,
Ben senin gözlerinle bakıyorum bu gece…
Bu gece, tutuşacak toprağımda inkisâr,
Bu gece, gam soframda anıların raksı var…
Bu gece, aşk meyinden içip kanacak gönül,
Bu gece, gülşenimde handan olacak bülbül
Bu gece, o gecenin yıldönümü bilsinler…
Bu gece, hayatımdan bir sen daha silsinler…
Bu gece, bir şairin tenhalaşan ömrüdür.
Bu gece, gözlerinin onu vurun emridir.
*
Yukarıya aldığım beyitler gerçekten anlamaca çok güçlü söylenmiş güzel beyitler. Diğer beyitler güçlü söylenmemiş anlamında değil bu tesbitim. Sadece “şah beyit” olabilecek nitelikte beyitler.
Şiirin tamamı ya gazel veya mesnevi tarzında yazılmış olsaydı belki daha yerinde olurdu.
Günün şiirini ve şairini takdirlerimle kutluyorum.
Sevgi ve saygıyla…
Altay Tigin
“Güne Düşen Şiir Grubu”
Güzel olmuş. Tebrik ederim...
Beyitlerin anlamlı ve güzel oluşumuydu.Beğeni ile okudum. tam puan +ant. tebrik ederim. selam olsun.
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta