İntihar tam ortasında çırpınır tırtıl,
donar, kırılır, kanar, parçalanır.
Toprak erken çağırır,
kanatlar kurşun, ağır, ezici, yırtıcı,
uçmak mı? Lanetli, imkânsız, iğrenç.
Ruh gömülmek ister, toprağın en derinine…
çukur kazılır soğuk, ıslak, karanlık.
Güneş cama vurur,
dışarıda hayat akar akar akar akar akar,
ama içeride? Gölge ilikleşir, silikleşir,
kızıl ateş yanıp sönüp kaybolur ufukta,
tekrar tekrar, sonsuz lanet tekrar.
Kalabalıklar,
kahkaha, dokunuş, gürültü, kahkaha, dokunuş, dokunuş.
Şimdi? Uzaktan fısıltı,
hiçlik kalabalık, sessizlik
boğar boğar boğar boğar boğar boğar boğar boğar.
Anlaşılmak isterdim yalnızca,
görülmek, dokunulmak, tutulmak, kurtarılmak.
Güçlü rolü değil.
Bu acı keskin mi şimdi?
Bıçak gibi saplansın mı göğsüne?
Hisset hadi,
boğazın yırtılsın,
göğsün daralsın,
gözlerin yansın…
Ayşe Soylu
Kayıt Tarihi : 25.1.2026 19:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!