Boğaz’ın mor sularında bir akşamüstü, mahzun ve muztarip,
Semâdan inen bir mâtem gibi çöker üstüne şehrin,
Gurûbun kanlı şavkı vurur minârelere: titrek, garip…
Ey İstanbul! Hangi rüzgâr savurdu seni böyle derin?
Bir zaman ki yalılarında şarkılar mahurdan taşardı,
Kayıklar ay ışığında bir duâ gibi süzülürken,
Geceler kandil kandil, aşkın ateşiyle yaşardı;
Gönüller Haliç’ten kalkıp Arş’a dek yükselir derken.
Şimdi beton kubbeler altında boğulmuş rûh-ı kadîm,
Bir ejder ağzı açılmış dört bir yanda haris, siyah,
Tîğ gibi minâreler suskun, ezanlar bile yetîm;
Çiğniyor hatıranı şehrin, kanlı bir iştihâh.
Ey fetihlerle yoğrulmuş mukaddes ve mübârek belde,
Hani o serdengeçtiler, hani o îmanlı sesler?
Bir çağın alnında şan, bir çağın kalbinde perde;
Top sesinden gür yankılanan tekbirler, nefesler?
Şimdi sokak aralarında bir ürkek çocuk ağlar,
Gözleri sorar göğe: “Nerede o mavi sabahlar?
Elinde simit değil, bir devrin kırık yadigârlar;
Nerede lale devrinden kalma gül renkli rüyâlar?”
Bir zaman Üsküdar’dan bakınca karşı kıyıya,
Şimdi köprüler çelikten, kalpler pamuk ipliğinde
Bir âh yeterdi kavuşmak için ebedî bir duyguya;
Geçeriz yan yana lâkin yabancıyız kendi yurdunda.
Ey azîz şehir! Seni ben yalnız taşınla sevmedim,
Her sokağında bir garibin sabrını, alın terini,
Her taşında bir şehîdin kanlı secdesini gördüm;
Her kapında bir annenin duâya açılan elini.
Fakat ne oldu da bir gün döndük bunca yıl sonra?
Gençliğimiz dalga dalga çekilmiş kıyılarından,
Bir enkazın önünde kaldık sanki ağlarca;
Kalan yalnız tortusu yılların kırık aynasından.
Yalılar masal değil artık, birer gölge, birer iz;
Bir reklam levhasında şimdi, donuk ve hissiz,
Şemsiyeler altında bin yaz yaşamış o sevdalı kız
Aşkın yerini almış ucuz bir gürültü, çirkin bir tiz.
Bir Tanrı ve tarih güzeli bu şehir, elbet bâkî,
Sular hâlâ akmakta, gök hâlâ mavi ve engin;
Fakat biz mi yitirdik kalbimizi, oldu mu fâni?
Lâkin göz görmez olmuş, ruh olmuş karanlık ve dingin.
Göçtü mü hepsi? Bir tufan öncesi ürperti
Boğaz mı kan ağlıyor, yoksa biz miyiz sersem u hâm?
Sor bana ey güzel, gök mü düştü sulara bu akşam?
Sarmış da semâyı, çekilmiş bir bir o fertî…
Ünal Serhat Yorgancı
Kayıt Tarihi : 20.2.2026 14:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!