Oysa bir kaç kişilik koltuktan oluşan minibüstü Dünya
Gelen gidenin yerini dolduruyordu
Güneş batarken, akşamın kızılca kıyametine bırakıyordu ışık mesaisini karanlığa
Yarım kalan cigarasını yakıyordu köprü altında yatan Osman
Kaldırımdaki teyzem torunlarını düşünüyordu, aşık meşkini, kara bıyıklı dağ gibi işçi baba süleyman cebinde ki gazoz parasıyla, oğluna almak istediği oyuncak arabayı düşünüyordu.
Kimse çıtını çıkarmıyordu, sanki sessiz bir savaş kopmuşta kimisinin ruhu ölmüş, kimisinin ki gazi olmuş gibiydi
Etrafta bir kolu, bir bacağı olmayan ruhlar dolaşıyordu, hepsi eksikti
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta