Bir masaya oturmuşuz, adı vefa güya,
Eller uzanıyor, cepler dolana kadar.
Çıkarın bittiği o soğuk kıyıda,
Dost dediğin gölgeymiş, gün batana kadar.
Ne zaman tükense vereceklerin,
Bir bir eksilir o çok sevdiklerin.
Yüzüne gülen o sahte gözlerin,
Sırtına sapladığı hançer kadarsın.
Aşk dedikleri bir garip pazar,
Çok sevenin defteri erkenden dalar.
Büyüdükçe içindeki saf heves,
Gözlerinde biter, dar gelir nefes.
Sevdikçe fazlalık, durdukça yük gibi;
İstenmeyen bir yabancı, kırık dökük gibi.
En zehirli hançer uzaktan gelmez,
Düşman bu kadar derini bilmez.
Ekmeğini böldüğün, sırrını döktüğün,
Gözünün içine baka baka güldüğün;
Nankörlük en çok yakından vurur,
İnsanı kendi yangını kurutur.
Anlarsın sonunda, yalnızdır insan,
Kime tutunsan dağılır o an.
Dostluk bir hesapmış, sevda bir heves,
En yakın bildiğin... tükenen nefes.
Kayıt Tarihi : 30.09.2026 17:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!