Mahaller, mahalleler...
Kaldırımlar, çeşmeler...
Ayak izlerine aşina mermer eşikler...
Meydanları kollayarak büyümüş ulu kuleler...
Üç tuğla kalmış evler...
Görevleri yitmiş surlar, kemerler...
Çinileri dökülmüş yaşlı iskeleler...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




İnsan her zaman insan olamıyor.. Ama olabildiğinde işte böyle insani sesler çıkarabiliyor..
İnsan ı unutturmayan şiirlerine teşekkürler şair...
güzel betimlemeler ince duyuşlar eskiye özlem geleceğe sesleniş koca kente bağlılık... tebrikler
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta