Bir ruya'ya II
Kuyu kazıyordum sabrım ve nasibim üzerine iğne ucuyla,
Herkes başkasının suyundan çalarken
Susuzluğumla çiçekler ekiyordum.
Diğerleri bir parça hayata, bir parça hırsa diş geçirirken,
Kendi içine çekilenlerin, nefes almaya çalıştıkça daha çok boğulanların, boğazında o demir yumruyu büyütenlerin saatidir bu.
Kendi hikâyesinin başrolünde, amaçsız boşluğa doğru geri çekilenlerin şiiri...
Gözlerini mühürle, içindeki o devasa, o mağrur boşluğa.
Karanlık, kendi sesini emen dilsiz bir kuyudur artık.
Bir kadının topuk sesleri, zamanın nabız atışları gibi.
Merdivenlerden inen, aslında kemikten bir kaledir!
Göğsüm; adını, cismini bile unutan.
Ölüm; ruhumun içten içe yaşadığı.
Bedenimin yakından tanıdığı diri bir et yığını.
Kimse inanmıyor bir cesedin tekrar vurulabileceğine.
Merhaba
Son anda yakaladım yine seni.
Seni sordular, yazmalıymışsın...
Israr etti seni seven biri.
Biliyorum, biliyorum!
Korkma, ürkme, en iyi ben tanıyorum seni.
Her şey bir gün bitmeye mahkumdur, biliyorum.
En keskin yaralar kabuk tutmaya, unutulmaya.
Derinler tarihin haritasız dehlizlerinde kaybolmaya mecbur.
İçimde zamanı kıskıvrak yakalayıp durduran
O tekinsiz, güvenilmez bir ürpertiyle!
Peki neden bugün korkuyorum?
Ben bir serçeciktim.
Parmak uçlarına konacak kadar masum.
Avuçlara sığmayacak kadar özgür.
Kelebeğin kanadı gibi dokunduğum her yerde dağıldım.
Neden bir serçeden kartal olması beklenir ki.
Ürkütüyorlar beni!
Gözlerini kapat!
Al bu aynayı, suyu dinle.
Hissediyorum,gülünce attığın her kahkahanda.
Dudak çizgilerinden uzanan bir ülke var...
Bir ışıkla süzülüveriyor, çekiliyorum içine...
Seni sevmiyorum ki ben,
Seni düşününce
göğsümde bir ağrı oluyor sadece.
...
Seni sevmiyorum ki ben,
Seni düşününce
Bir Rüya'ya
Bir gün karar vermiştim aniden,
Zaman bana kuvvet veriyordu.
Yürüdüm hafif esen meltemin üzerinden.
Çıkageldin...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!