Eski taş yolda nal sesleri...
Hekimhan’ın bağrından bir kervan geçti. Develerin boynundaki çıngıraklar sustu,
Tozu bile çekildi dağların arasından gitti.
Kimi yükünü indirdi hanın avlusuna,
Kimi bir tas soğuk suyla kandı da sürdü atını gurbete.
İpek taşıyan da aynı yoldan yürüdü,
Sırtında yalnızlığını taşıyan garip de…
Şimdi oturursun hanın eşiğine,
Ne kervancıdan bir haber var ne de develerin ayak sesi.
Dağın soğuk rüzgârı vurur yüzüne,
Bir de uzaklardan bir itin havlaması gelir.
Yol durur yerinde ama insan durmaz,
Bunca ömür bir akşamüstü gibi akar geçer de.
Şu koca dünyada ne bir konaklayan kalır,
Ne de adını hatırlayan tek bir kişi.
Kayıt Tarihi : 14.09.2026 20:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!