BİR DİLEK TUT
Fevzi Emir Yılmaz
Birazcık büyüdü, gelişti diye hani,
Bir çiçeği sökersin ya saksıdan —
Daha büyük bir saksıya dikmek için,
Kök salsın diye daha da derine…
Çiçek bilse de bu gerçeği, çaresiz,
Can havliyle sarılır ya ellerine…
İşte öyle biçare ellerindeyim, yar.
Ya al, göm beni gönül toprağına;
Gelmeden kış, yağmadan kar —
Bırak, gül vereyim, gülüvereyim seninle.
Ya da bir damla bile su vermeden,
Söküp at beni, hayattan kopar.
Bir bakışın yeter diriltmeye beni oysa;
Suyum, ekmeğim, aşım gözlerinde var.
Bir damla gözyaşın bile yeter —
Düşse üstüme, can bulurum, yar.
İstemem ne yağmur, ne güneş,
Ne de ılgıt ılgıt esen bir rüzgâr…
Hani bir yerde kelimeler yüzüstü düşer de,
Cümleler yarım kalır, hecesi kanar.
Anlatmak isterken insan kendini,
Anlaşılmamaktan yorulur ya —
İşte orada kalp, içe doğru susar.
Susmak, adını koyamadığın bir hakikat olup dikilir karşına —
Ne kadar anlatsam, o kadar sağır.
Ne kadar yaklaşsam, o kadar uzak.
Ne kadar sevsem, o kadar yasaksın çünkü.
Bırak, karanlık kalsın geceler artık…
Yolumuzu göstermeyen ay tutulsun,
Güneş doğmasın varsın.
Ve biliyor musun, bugün benim
Doğum günüm — Ağustos’un biri.
Böyle sımsıcak bir günde bulaşmış
Üzerime dünyanın kiri.
Şimdi sen de, dünyadaki ilk günüm gibi,
Ağlatma — dayanamam ben.
Doğduğum günden beri
Gülümsediğim tek belâsın sen.
Kayıt Tarihi : 16.10.2023 22:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!