Masalların çekmeceleri, ansızın açıldı;
Göklere pervaz vurdu ak güvercinler;
Gelip yüreğimin dilek ağacına tünediler.
İçimdeki hazin boşlukta irtifa kaybederken,
Şafak kızıllığında bir beyaz lâle açtı;
Aşkın kavruk kozası, milat olup saçtı.
Asırlar sürecek yalnızlığıma,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




evet şair ...dev sevdaları taşımakta hak etmekte kolay değildir..maşşallah ya ..gerçekten harika kaleminiz ve yüreğiniz var...tebrikler...
Yiten dünlerimin, kırık mızrabı sustu;
Yorgun kelimelerim şahlandı, coştu.
Kaçak düşlerle örülü hülyalarımıza,
Mağrur bir dalga gibi iltica ediyorum.
Dilimin kemiğine taktım adını,
Sol yakamda, rozet gibi taşıyorum.
Yüreğine sağlık kutlarım bu güzel şiirini ve yazan kalemini ilhamın bol olsun saygılar
Yuregine saglik Ustadim guzellikler seninle olsun Hos bir siir okudum tebrikler***Tam Puan***
Yuregine saglik Ustadim guzellikler seninle olsun Hos bir siir okudum tebrikler***Tam Puan***
Karanfil kokulu ellerinden tutayım senin,
İşvene, nazına yanayım senin;
Bir tatlı lafına kanayım senin,
Tüm cümlelerimin öznesi sensin.
Hazana inat, baharım ol!
Gönül matarama, sevda iksirini dol!
***
Bu iksiri bol almalı: )
Muhittin Hocam kalem tutan ellerin eksik olmasın :) +
Beyaz lale, çok nadide bir çiçektir hocam..Hiç solmasın, herdaim elinizde taptaze kalsın bir ömür.. Şiirle
Karanfil kokulu ellerinden tutayım senin,
İşvene, nazına yanayım senin;
Bir tatlı lafına kanayım senin,
Tüm cümlelerimin öznesi sensin.
Hazana inat, baharım ol!
Gönül matarama, sevda iksirini dol!
Şiirinizi beğeniyle okudum kutlarım... 10 puan... Antolojime... Sevgiyle...
Karanfil kokulu ellerinden tutayım senin,
İşvene, nazına yanayım senin;
Bir tatlı lafına kanayım senin,
Tüm cümlelerimin öznesi sensin.
Hazana inat, baharım ol!
Gönül matarama, sevda iksirini dol!
Sevgi dolu güreğinizi ve kaleminizi kutluyorum.Saygı ve sevgi ile kalın.
Hikmet Yurdaer
tebrik ederim güzel şiirinizi bu gece inciler fm de canlı yayında yorumladım. kaleminiz yorulmasın
Karanfil kokulu ellerinden tutayım senin,
İşvene, nazına yanayım senin;
Bir tatlı lafına kanayım senin,
Tüm cümlelerimin öznesi sensin.
Hazana inat, baharım ol!
Gönül matarama, sevda iksirini dol!
KUTLUYORUM BU GÜZEL ŞİİRİ....
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta