Binali Kılıç Şiirleri - Şair Binali Kılıç

Binali Kılıç

Bu dünyaya güvenenler, güvenmişler boşuna.
Kabristanda malım vardır, diyene inanmayın.
Bu alem,dünya alemi,belki gider hoşuna.
Yer altında halım vardır, diyene inanmayın.

Birer birer unuturlar,sizde seni sevenler.

Devamını Oku
Binali Kılıç

Divane, divanedir, bilmez ak'ı, Kara'yı.
Beş kuruşa pazarlar İzmir'i, Ankara'yı.
Duyan duymazdan gelir, duymayanlar sağırdır.
Bir ton bakır yanında, bir tek elmas ağırdır.

Bir bardak su dayanmaz susuzun bir fırt'ına.

Devamını Oku
Binali Kılıç

Divane, divanedir, bilmez ak'ı, Kara'yı.
Beş kuruşa pazarlar İzmir'i, Ankara'yı.
Duyan duymazdan gelir, duymayanlar sağırdır.
Bir ton bakır yanında, bir tek elmas ağırdır.

Bir bardak su dayanmaz susuzun bir fırt'ına.

Devamını Oku
Binali Kılıç

Her kelamda bir mana var dildeki esrar nedir
Ağzı dili var konuşmaz lal daki esrar nedir
İlk baharda türlü çiçek tabiata renk verir
Diken ile sarmaş dolaş, güldeki esrar nedir

Tefekkürle doyulmuyor Mevlanın kudretine

Devamını Oku
Binali Kılıç

Haksızlar, haksızlıklar almış başını giderken delicesine.
Tek başına mücadele, güç yetirecek kimine, nicesine?
Abâd etmek varken, bu muhteşem diyar-ı, cedidi.
Meze diye kullanmak isteyenler çıkıyor, eylencesine.

Gönül ister ki, herkes bu güzel ülkeye bağlansın halis.

Devamını Oku
Binali Kılıç

Sakın kaybetme özünü
Emanettir sana dilim
Türkçenin en temizini
Konuş kana kana dilim

Atasözü, bilmeceyle

Devamını Oku
Binali Kılıç

Bizim ele benzemiyor buralar.
Kaynaklar, gözeler elimde kaldı.
Boz bulanık akar, çaylar dereler.
Yeşil başlı ördek gölümde kaldı.

Dağlarda, bağlarda meyveyi beğen.

Devamını Oku
Binali Kılıç

DOYMADIM

Bir öğün yemekte yalnız başıma
Yetmiş fili yedim yine doymadım
Dokuz çamdan kürdan yaptım dişime
Kırk ton balı yedim yine doymadım

Devamını Oku
Binali Kılıç

Ne çabuk tükendi Hatice Fatma
Torunlara Helen, Ceren diyorlar
Kimden miras kaldı kültürü satma?
Melisa, kerelayn, keran diyorlar

Astoria başına yıkılsa haktır

Devamını Oku
Binali Kılıç

Dev eci bile bile deve'nin inadını,
Sırtına vuruvermiş beşyüz kilo odunu,
Üstüne iki çocuk, arkasına kadını,
Bu deve nasıl atlar bu yükle, bu dereyi?

Deve ayak diretmiş, çüş leyip, deh ledikçe.

Devamını Oku