Yer, gök anladı beni; ağaçlar ve bulutlar
Derdimi dert edinip benim için ağlarlar.
Ey benim sevgi dilim, ey damlayan kalemim
Mum gibi erir gider bir garip pervaneyim.
Gamdan yana kim varsa acılarla divane
Ağır bir kurşun taşır yumuşacık kalbinde.
Bende eksik, sende noksan; bu ortak kaderimiz
Gülşende nergis görmüş, bir garip hallerdeyiz.
Her daim hayal eder vuslatı cism-ü canım
Bilinmeze akmakta nehir gibi hayatım.
Izdıraba gark olmuş nice sultan saltanat
İç sesimiz haykırır: “Bu hal nicedir berbat!”
Sonbahar damlıyordu ıslak kirpiklerimden
Ve içmiştim sıcacık ateşi alevinden.
İçimi doldururdu eski bir müzik bazen
Buzdan bir kale kurdum, gerçek dışı düşlerden.
Alevli ateş ile kale aşikâr şimdi,
Kirpiklerden damlayan bu şiir şimdi bitti.
Sen bu yolun nihai inci ve mercanısın
Dikenlerden arınmış tenha bir patikasın
Yanıtı pek efsunlu bir garip muammasın
Bilinmezliği aşıp sonunda bilinensin…
Kayıt Tarihi : 8.07.2026 00:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!