Seni izliyor, izledikçe tanıyor ve tanıdıkça seviyordum. Sevgim, hayatına çıkan kapıyı sabırsızca aramaya zorluyordu beni. Gözlerinden içime düşürdüğün yıldızları hiçbir gökyüzü konuk edemezdi ve hiçbir sen; gerçek olamazdı düşlerimdeki sen kadar. Yüreğinin yanlış adresine gitmekten korkuyordum ama istilaya hazır bir asker gibi ölüme de razıydım yüreğinin kapılarında...
Ve bir gece;
Bir sevinç çığlığı gibi düştün hayatımın orta yerine
İlahi bir armağan kabullendim seni,
Dişsiz gülümsemeleri gibi bebekliğimin..
Sadece bir dipnottu artık hüzünlerim
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta