Trabzon’un Of ilçesinde dünyaya geldim. Üç yaşıma kadar burada yaşadım. Babamın mesleğinden dolayı Samsun’a göç ettik. Hayatımın geri kalan kısmını burada yaşamaya başladım. Hala Samsun’da ikamet etmekteyim. Evli ve iki erkek çocuk babasıyım. Siyasi bilimler fakültesi kamu yönetimi bölümünü bitirdim. Bölümüm ile alakalı olmayan bir işle uğraşmaktayım. Ticaretle uğraşıyorum. Lise döneminde kendimi söz ile değil yazı ile daha iyi ifade edebildiğimi fark ettiğim günden beri yazmaktayım. Yazdıklarımla kendime yepyeni bir dünya kurdum ve bu dünyanın kapılarını sevdiklerime açıp onları iç dünyamda ağırlamaya başladığımda, aslında ne kadar fark edilebildiğimi anladım. İnsan elbette bir insandır, o da fark edilebildiği kadardır. Herkesin fark edilebilecek mutlaka bir yanı vardır.
Eserleri
İçimde bir ses
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!