BGG 058 Kendime örnek seçtiğim başarılı ...

Fevzi Günenç
551

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

BGG 058 Kendime örnek seçtiğim başarılı bir gazeteci-yazardı Yaşar Özen (Benim Güzel Gazianteplilerim)

Hep sevmişimdir Yaşar Özen’i. Tarafından sevildiğimi de düşünmüşümdür hep. Sanmam ki benim sevdiğim kadar çok sevebilsin o da beni... Örnek olarak almıştım kendime bu güzel insanı. Özenmişimdir hep çabalarına, çalışmalarına, yazılarına...
Herkes gibi ben de Gaziantep’in yerel gazetelerindeki yazılarından tanıdım onu. Halkevimizin Güney Postası Gazetesine kadar uzanır mıydı yazıları? Sanki oradan da Gaziyurt’tan da anımsar gibiyim.
Kentimizde en uzun süreli yazdığı tek gazete yerel Sabah olmuştur, bu kesin. Yıllar yılı o gazetede yazmaktan şaşmadı hiç. Ta ki son zamanlara kadar. “Bir ömür, aynı gazetede nasıl geçer, bu ne güzel sadakat örneğidir” diye düşünürken nazar değdi. Bu yaz ansızın, o gazeteden koptu Yaşar Özen.
Uzun yıllardan sonra, benim de “Güzel Gazianteplilerim”in bir bölümümün yayınladığım Ekspres’te görmeye başladım yazılarını. Halil Zor arkadaşımızın gazetesidir Ekspres. Bu gazetede paylaşabildi Özen ağabey okurlarıyla en içten düşüncelerini, sansüre uğramadan.
Sonra ansızın oradan da topladığını görüyoruz göçünü. Bundan sonra bir süre Hakimiyet’te yazacaktır ustamız. Sonra ne akılsa, dünya görüşünün asla bağdaşmadığı biri tarafından çıkarılan “Doğuş”ta rastlıyoruz imzasına.
Aslında ulusal gazetelerimizden birinde yazmayı çoktan hek eden iyi bir yazardır Yaşar Özen. Neden olmadı bilemem. Bu da bir şans işi zahir.
İlk, orta öğrenimini Gaziantep’te yaptığını biliyorum. Daha bu yıllarda yerel gazetelerde yazmaya başladığını da biliyorum. İstanbul Erkek Lisesinden sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsünü bitirdiği, aynı üniversitenin Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümünde okuduğuda bilgilerim arasında yer alıyor.
Annesiyle teyzesinin Eskişehirli kültürlü bir ailenin kızı olduğunu duymuştum. İkisi de öğretmendi bu hanımların. Hiç ayrılmamışlardı birbirinden ömürleri boyunca bu iki güzel hanım. İkisi de özenle eğitmiş, büyütmüşlerdi Yaşar Özen’i. Böyle kibar, kültürlü, hatırşinas biri olabilir miydi yoksa arkadaşımız? ..
Daha kapsamlı yazmak isterdim kendisi için. Ne yapayım, bildiklerim bu kadar.
Yaşar Özen ilk gençlik yıllarında bir yandan Gaziantep’in yerel gazetelerinde düşüncelerini okurlarıyla paylaşırken, bir yandan da İstanbul’da Akbaba dergisinde fıkralar yazıyordu. Onun yazılarını zamanın en iyi mizah dergisinde okudukça gururlanmamak elde değildi.
Benim de Akbaba Mizah Öyküsü Yarışmasında “Alttan mı Yanar Üsten mi Yanar” adlı öykümle özendirildiğim yıl yine Akbaba’da mıydı acaba ustam?
Akbaba’dan sonra çeşitli güldürü dergilerinin kadrolarında da yer aldı Yaşar Özen. Bunların en önemlisi herkesin severek okuduğu, satış rekorları kıran Papağan Dergisiydi. Başka güldürü dergilerinde de rastlamıştım zaman zaman imzasına.
Güldürü dergilerinde yazıyordu çoğunlukla. Çünkü dünyaya bakışı, kıvrak zekasının yarattığı espritüel izleği bunu gerektiriyordu.
1961 yılında öğretmen olarak İstanbul’a atandığımda aramak, bulmak, görüşmek istedim kendisiyle. Nereden buldum adresini bilmiyorum ama Aksaray’da zilini çaldığım bir evin kapısında Yaşar Özen’i karşımda bulunda çok sevinmiştim. Beni sevgiyle karşılamıştı. İçeriye buyur edip ikramlarda bulunmuştu…
Orta boylu, gözlüğünün altındaki kısık gözlerinden zeka fışkıran şimşek bakışlı biridir Yaşan Özen.
Giyimine kuşamına özen gösterir. Hiç bir zaman hiç bir kimse onu tıraşsız gördüğünü söyleyemez. Hiçbir kimse onun gömleğini ütüsüz, ayakkabılarını boyasız gördüğünü öne süremez.
Yazlı kışlı takım elbise giyinir. Konuşması son derece düzgündür. Böylesine dört dörtlük bir beyefendi sadece gazetecilik dünyasında değil, tüm camialarda imrenle gösterilir.
Ne mutlu bize ki, başka herhangi bir camianın insanı değil, bizim dünyamızın insanıdır, meslektaşımızdır O.
Yayımlanan kitaplarının tümüne ulaşabildim mi bilmiyorum. Ulaşabildiklerimi saymak isterim.
Suya Çizgi, İyi Olur İnşallah, Hanek, Gaziantep İçin, Zelzele’nin Yaşam Öyküsü beş kitabını oluşturuyor.
Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti 1986 yılında onun başarılarını değerlendirerek, kendisini fıkra ve makalelerinden ötürü ödüllendirdi.
Doğal ki herkesin bir dünya görüşü vardır. Herkesin buna saygılı olması gerekir. Sözü nereye getireceğim?
Yaşar Özen kentimizin tanınmış bir simasının, Halil Zellzele’nin yaşam öyküsünü romanlaştırmıştır. Buna niçin gerek duymuştur? Yaşamı romanlaştırılacak başka hiç kimse yok muydu kentimizde?
Örneğin Ömer Asım Aksoy daha az değerli biri miydi?
Cemil Alevli? ..
Barlaslar? ..
Kutlarlar? ..
Ali İhsan Göğüş, ya da öbür bir yığın değerli öbür Göğüşler? ...
Sani Konukoğlu’ndan başlayıp torunlarına dek süren çizgideki başarılı işadamları? ..
Neden bütün bunları değil de Zelzele Halil’i seçmiştir Yaşar Özen?
Çok önemli bir iş adamı mıdır Halil Zelzele?
Türk Milli eğitimine büyük katkılarda mı bulunmuştur?
Türk diline önemli hizmetleri mı vardır?
Politika yaşamı nedeniyle Gaziantep’imize önemli tesisler mi yaptırmıştır?
Benim de babamın sıkı-fıkı dostu olmasına karşın bildiklerimi söylemek zorundayım. Küçümsemek için söylemiyorum ama gerçek şu:
Gaziantepliler üçüncü sınıf bir otelin sahibi, okuma yazması olmayan bir halk bilgesi ve eski bir DP’li olarak tanırlar onu. 1957 olaylarına adı karışmıştır. Adliyeyi kundaklamadan, cinayetten yargılanmıştır. Sonuç olarak aklanmıştır. Bütün bunlar bir insanın yaşamını romanlaştırmaya yeterli nedenler midir? Bilemiyorum…
Halil beyin hayat öyküsünü yazmayı kendisi mi istemiştir? Zelzele’nin önerisiyle mi girişmiştir bu işe? İkincisiyle ise, ne karşılığında kabullenmiş ve üstesinden gelmiştir bu işin?
Dünya görüşüyle bağdaşıyor muydu yaptığı? Benim kendime örmek seçtiğim yazara yaraşır bir eylem miydi bu? Bu eylemiyle beni düş kırıklığına uğratmaya hakkı var mıydı?
Sıraladığım bu soruların hiç birine yanıt bulamadım ben. Umarım kendisinin haklı gerekçeleri vardır.
Sevgili Özen’in yazarlarla atışma yapmayı sevdiğini biliyorum. Hatta inanılacak gibi değil ama değişik iki imzayla yazıp kendi kendisiyle, politik arenada salvo ateşe girdiğini anlatanlar da var.
Bu yazımı lütfen bir sataşma olarak kabullenmesin. Kendisiyle polemiğe girerek ya da atışarak gündemde olmak gibi bir düşüncem yok. Onu geçmişte bir ağabey, usta bir gazeteci olarak kabullenmiştim, saymış ve sevmiştim. Bu duygularım bugün de eksilmeden sürmektedir.
Akşamcılığından özge bir kusuru yoktur. Çokça artılarıyla, birkaç da eskisiyle yazdım “Benim Güzel Gazianteplilerim”den biri olan Yaşar Özeni. Umarım geleceğe örnek alınacak bir gazeteci-yazar olarak kalır hep adı. Sevgiyle anar okurları kendisini böyle hep.

Fevzi Günenç
Kayıt Tarihi : 28.6.2009 10:42:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Fevzi Günenç