Boş bir sayfa… sahiden ne yazılabilir buna öyle şeyler yazılmalı ki mürekkep aktığına kâğıt ağırtıldığına okuyucu okuduğuna isyan etmesin. Milyonlarca eser söz varken yeni anlamlar yükleyebilecek miyim kelimelere
Yükleyemedi 🙄
Bir çok mutlu senaryolar çizdim.
Başrolünde ben ve haberin yokken sen…
Hepsi birbirinden güzeldi…
Hayaldi belki ondan;gerçekten beraber olabilseydik.
Muhtemelen sıradan çiftler gibi kavga edecektik.
Araklı’yı izliyorum gözlerim kapalı
Karadere boyunca bordo mavi yürüyüş yolunda dağ deniz manzaralı yürüyüş yapılıyor, ardından deniz havası almak için sahile gidiliyor. Güzel döneri ve yemeklerinden yeniliyor Zaman varsa turup mevkinde Araklı manzarasına karşı çay içilip sohbet ediliyor.
Araklı yı izliyorum gözlerim kapalı Konakönü’nde denizin önüne dizilmiş ahşap tarihi evleri, kalecik kalesi, yayları,köyleri…
Şehir hayatının kalabalığından betonarme çöplüğünden trafiğin sesinden gürültüsünden biraz uzaklaşıp doğa ile bütünleşmek soba yakmak çay kırmak fındık toplamak ya da bağ bahçe işleri yapmak bile keyif verecektir sizlere hani keyif vermese de ne kadar rahat içinde olduğunuzu anımsatacaktır belki de …
Tüm gürültüyü bir anlığına bırakıp doğanın kalbine davet ediyorum sizleri parayı bulmak hedeflere ulaşmak için yorulduysanız bir mola vermek isterseniz gelin beraber izleyelim Araklı yı gözlerimiz kapalı kuş sesi rüzgarı yağmuru …
Güneş medeniyetse eğer
Doğudan doğdu bu değer
Batıya fazla özenme
İşine geldiğini sever
Açılmak değil medeniyet sanayidir sağlıktır
Kağıt,kaleme sevdalıymış.
Kalem, hislere göre kağıdı karalamışta karalamış,
Bazen yanlış olmuş karalamış,
Bazen hisler derin olmuş yaralamış.
Şairin elinde ise kalem,kağıt aşk kokarmış,
Ben renkleri bir ayrı severim…
Kırmızıyı utangaç yanaklarda,hayallerde mesela toz pembeyi, ümidimi yeşertirken severim yeşili, sensiz bir başıma kara gecelerde düşünürken bembeyaz aydınlık geleceği …
nasıl sevmem renkleri duygularıma tercüman olurken bu denli …
İlahi bir senfoni gibi
Yağmur damlalarının saç tavanda oluşturduğu ahenk
Sobanın üstünde kaynayan su,
Demlikte demlenen çay,
Sokak lambasının karanlığa bıraktığı loş ışık,
Aniden gelen sis pus; içimden gelen uluyuş…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!