Dalına tutunmuşuz beyhude bir hayatın
Yaşıyoruz benliğin her emrine amade
Terkine binmiş gibi kör ve sağır bir atın
Seste vurgu beyhude, sözde anlam beyhude
Issızlığın içinde kaybolmak gibi müphem
Karanlığı doğuran bir yalnızlık gibi hem
Tevekkeli ruhumu kemirir dirhem dirhem
Dağlarımın kır kurdu sabah akşam beyhude
Kalplere sözümüzün geçmediği dem olur
Yürek öyle bir çarpar melekeler yem olur
Akıl, izan, duygular tek bakışta cem olur
Tükenir dizlerde fer, arzıendam beyhude
Yol dikenli, hedef tek, yön muamma taşıyor
Bir muamma içinde bin muamma yaşıyor
Yokluk içinde varlık hiçlikle savaşıyor
Sonu hiçe uzanan mevki makam beyhude
Susacak bir gün akıl susacak dil ve dudak
Süzülerek düşecek dalından en son yaprak
Avuçlarını açmış bekliyor kara toprak
Dünyanın sunduğu tüm izzet ikram beyhude
Sevmek dilin ucuna yerleşik bir garabet
Vefa, kadim insandan hatıra bir necabet
Ne bakışta temaşa, ne gönülde muhabbet
Üryan bir tabiatı örtmez ihram, beyhude!
Dilin altında bir dil, yüzün içinde bir yüz
Silindikçe maskeler bakıyorsun ki yüzsüz
Menfaat dünyasına varan her yol pürüzsüz
Hak adına söylenen cümle ahkam beyhude
Bir hayat yaşıyoruz ve hayat bizim değil
Gözümüz sultanlıkta, saltanat bizim değil
Onca ömür içinde tek saat bizim değil
Mülk Allah'ın mülküdür, gayrı kelam beyhude.
İsmail Uysal
Kayıt Tarihi : 2.07.2026 12:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!