Beyaz Dilekçe'den... Şiiri - Bahattin Ka ...

Bahattin Karakoç
126

ŞİİR


250

TAKİPÇİ

Beyaz Dilekçe'den...

Rahman ve Rahim olan adına sığınarak,
Açtım iki elimi: Kor gibi iki yaprak.

Bir edep ölçeğinde umutlu ve utangaç,
İşte dünya önümde; benim ruhum sana aç.

Bu seğriyen ellerle, senden seni isterim,
Senden seni isterken, canımdan çıkar tenim.

Sana âşık ruhumdur, merceği yakan ışık
Gözlerim, cemalini görmeden de kamaşık

Bir mirasyediyim ben iflasın eşiğinde,
Hep sabrım ölçülüyor, ihlas bileşiğinde.

Kimim? kimlik ararken hem güler, hem ağlarım
Yükseklerden dökülen, sular gibi çağlarım.

Çok tuzlu bir denizim, her an'ım med ve cezir,
Sana âşık olalı, yüreğim kut'la esrir.

Döşeğim kara toprak, yorganım kara bulut,
Ben seninle doluyken, vurgun yapamaz kunut.

Her insan günah işler, Sen’den saklanır mı sır?
Tövbe dilekçesiyle sırttan kalkar bu nasır.

Kainatı yarattın, donattın, rızk verdin,
Kimine sonsuz körlük, kimine ışık verdin.

Yanlış adım atmayın diye indi her kitap,
Sana açılan eli, geri çevirmezsin Rab.

Ulu bir silsileden peygamberler gönderdin,
Gökyüzüne yıldızlar, yere çiçekler serdin.

Sen'den önce bir sen yok, kâinatta İLK, Sen’sin!
Bu kâinat bir meta, hepsine Malik Sen’sin!

Rabb’im seni tanıyan, bilir doluyu-boşu.
Kapına geldi işte, yorgun bir aşk sarhoşu.

Garibim, muzdaribim ama umutsuz değil,
Seninle dost olanlar, cihanda mutsuz değil,

Kulunum,kurbanınım, Rabb’im senin mülkünde,
Garip kulun ne söyler, gülümse dilekçeme.

Senin için verince, verenin feyzi artar,
Gönülden bir sadaka, dağca bir ömrü tartar.

Kainatta ne varsa, hepsinin zikrinde SEN!
Hamd ve şükür sanadır, her şey Seninle esen!

Sen ki Sana geleni, çevirmezsin eli boş,
Âşık boşa dememiş: Lütfûn da, kahrın da hoş!

Bir beyaz dilekçedir Sana her yakarışım,
İmanımla amelim, hem perdem, hem nakışım.

Çalı bile, kendine sığınan kuşu itmez,
Sen Gafur'sun, Aziz'sin, Senin keremin bitmez!

Geldim işte kapına, kul senden ırak olmaz
Sana adanmamışsa, yürek de yürek olmaz!

Her Müslüman bir kartal, vurulur da pes etmez,
Oruçtan tat alanlar kemik peşinde gitmez.

Bezm-i Elest'te Sana secde eden ruh için;
Verdiğin söze sadık, doğru giden ruh için;

Hiç kimseyi vatansız, milletimi devletsiz,
Gönülleri sevdasız, şehirleri mabetsiz;

Bayrakları rüzgârsız, ocakları ateşsiz
Bırakma ulu Rabbim, asi kul değiliz biz.

Benden önce esirge, Muhammed ümmetini,
Esen gitsin her kervan, en sona ula beni!

Kâinat bir mozaik, her şeye sahip ALLAH!
Ey gizli ve aşikâr, her derde tabip ALLAH!

Bahattin Karakoç
Kayıt Tarihi : 31.3.2007 11:29:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hira Nur Cüce
    Hira Nur Cüce

    Gerçekten bu şiirlere abim ve ben bayılıyoruz.

  • Cihat Şahin
    Cihat Şahin

    Bahattin beyden güzel ve anlamlı bir şiir okuduk kendisine binler teşekkür ederiz de en az dört yerde dört mısrasına şerh ve haşiye manasında itirazımız olacak.

    1)" Senden seni isterken canımdan çıkar tenim" Tabiridir ki; ten candan değil can tenden çıkar. Burada ne yazık ki mana lafza kurban gitmiş!

    2) "Sana açılan eli geri çevirmezsin ya Rab" ifadesi Kur'andaki dua ile alakalı bir çok ayete muhaliftir. Zira Allah başta Nuh -as- İbrahim -as- ve İsa -as-olmak üzere Birçok Peygamberin duasını-hikmetine ve Adetullah'ına muvafık düşmediği için ret etmiş ve bunu yapan nebileri ve resulleri uyarmıştır. Çünkü her dua kabule şayan değildir.

    3)"Aşk sarhoşu" tabiri dinin ana kıstasları olan Kur'an ayetleriyle ve sahih hadisler ile bağdaşmamaktadır. Kur'an ve sünnette aşk tabiri kullanılmaz muhabbet tabiri kullanılır ki sevginin kitap ve sünnete uyan vasat tarzı demektir. Allah hiç bir konuda ki-buna dua ve ibadetler de dahil- haddi aşmayı sevmez her daima vasata onay verir ve onu salık verir. Aşk tabiri ise sevgide ifrat etmek manasına kullanılan sonradan ihdas edilmiş bir tabirdir.

    4) "lütfun da hoş kahrın da hoş" veyahut ; "Narın da hoş nurun da hoş" tabirleri yine kitap ve sünnetin kıstaslarına muhalif sözlerdir. Allah Kur'anda onca ayetiyle Lütfuna mazhar olmayı kahrına masadak olmamayı bize ders verip bir çok hadis-i şerif de bunu şerh ederken sonradan bir şairin çıkıp bunun tersini söylemesi ve ne kadar nahoş ise bizim önümüzdeki bu kudsi kıstasları nazara itibara almadan şairin yanlış deyimlerini ölçü yapmamız o kadar nahoş ve yanlıştır.

    Beşinci yanlış sonradan akılma geldi o da şu Elest bezminin tercümesidir Ki bu A'raf suresinin 172. ayetinde geçen bir vakıadır. O ayette Allah ruhlara hitabından bahsetmiyor. Adem oğlunun belinden zürriyetini aldığından ve onlara- dünyaya geldikten ve mükellefiyet yaşına erdikten sonra- hitap edip onlara kendilerinin Rableri olduğunu hatırlattığından bahsediyor ki bu insanların buluğa erdikten sonra tebliğe mazhar ve masadak olmaları hadisesidir. Yoksa ruhlar aleminde henüz ortada şahıs ve onun organları ve de denenleri anlayıp cevap verecek bir anlayış seviyesi -Temyiz veya tebliğ durumu- olmadan yapılmış akıl mantık dışı bir diyalog söz konusu değildir vesselam!

    Herkese hayırlı çalışmalar dilerim.

  • Yasin Sarıahmet
    Yasin Sarıahmet

    Şiirin aslı çok daha güzel ve anlamlı.

  • Emel Ercan Sağtürk
    Emel Ercan Sağtürk

    Tekrar tekrar okunası

  • ahmet koç
    ahmet koç

    yanlış yazmışsınız hep.....

TÜM YORUMLAR (25)