Beyaz bir duvar büyütüyorum gökyüzüne.
Harcı, şahdamarımdan çekilen o paslı telaş...
Sırf senin o kusursuz, o sağır yüzüne benzesin diye,
Bütün çatlaklarını etimle, isyanımla sıvıyorum.
Bir nabız bekliyorum o taşın kalbinden,
Bir terleme, ufacık bir merhamet...
Yok.
Kör bir kireç katılaşıyor aramızda.
Ben ördükçe gölgem çürüyor o betonun dibinde.
Sen göğe değdikçe, benim yeryüzünde boynum kırılıyor.
Sana açmaya çalıştığım bütün kör pencereler,
Her sabah yüzüme yalnız kendi hiçliğimi kusuyor.
Sen, benden tamamen habersiz, öylece lekesiz kalıyorsun;
Ben o sağır mermere ellerimi kanatıyorum.
Ve taşıyamıyor zaman bu tek kişilik cehennemi.
Çatırdıyor uğruna çürüdüğüm o put!
Temelinden kopan o beyazlık,
Tırnaklarımla göğe çektiğim o merhametsiz mermer,
Tam da inandığım yerden...
Büyük bir gürültüyle devriliyor üstüme!
Şimdi altındayım bembeyaz bir enkazın.
Sen, üzerinde tek bir suç izi taşımayan, pürüzsüz bir taş.
Bense;
Ellerimle inşa ettiğim bu kusursuz cinayetin altında,
Öylece...
Ölüyorum.
Kayıt Tarihi : 11.08.2026 11:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!