Ben yalnız gülerim;
yalnız ağlarım;
yalnız sevinir;
yalnız hüzünlenirim.
Mutluluk bana uğrar, geçer;
mutsuzluk yerleşir, kalır.
Sanki dünyada bir deprem olmuş;
herkes birine sarılmış da
ben enkazın altında kalmışım.
Etrafımda hayat devam eder;
ben içimde yıkılmış bir şehir taşırım.
Seslenirim;
duyan olmaz.
Beni bir ana değil;
dertler deryası doğurmuş sanki.
Yazgım en baştan çizilmiş;
susmak, katlanmak,
kendi kendime dayanmak.
Talihim yüzüme hiç bakmaz;
hep arkasını döner.
Ben de gülmek isterdim;
sebepsiz, korkusuz.
Ama her gülüşümün ardında
bozulacak bir son saklıydı.
Sevinç bile bende
yarım kalmayı öğrendi.
Ağladığımda;
gözyaşım yere düştü.
Bir tek mendil uzanmadı.
Omuz aradım;
duvar buldum.
“Güçlüsün” dediler;
güçlü olmak buysa
keşke zayıf olsaydım.
Kalabalıklar içinden geçtim;
kimse bana çarpmadı.
Adım söylendi;
sesim duyulmadı.
Ben vardım;
ama yok sayıldım.
Şimdi soruyorum;
insan bu kadar mı unutulur,
bu kadar mı sahipsiz bırakılır?
Ben insansam;
neden yüzüm hiç gülmedi,
neden her acıyı
tek başıma taşıdım?
Ben yalnız alışmadım hayata;
yalnız bırakıldım.
Ve insan;
en çok buna kırılır.
Kayıt Tarihi : 25.1.2026 13:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!