Ünal Beşkese - Benim Düşündüklerim (Cumh ...

Ünal Beşkese
1009

ŞİİR


60

TAKİPÇİ

Bir Cumhuriyet Bayramına daha ulaşmanın hazzını yaşarken, az önce çocukluğumun Cumhuriyet Bayramlarını hatırladım; ellerimizde kâğıt bayraklar, süslediğimiz sınıflarda nasıl coşkulu, nasıl gururlu olurduk 29 Ekimlerde... Bir siyah-beyaz dökümanter film vardı; bir lokomotif gösterir, bir fabrikada dönen dişlileri, şanlı ordumuzun bir geçit törenini filan gösterirdi ilerlememizin kanıtları olarak...Her yıl bu filmi seyrederdik ve sıkılmadan sonunu beklerdik hep, çünki sonunda Atatürk'ün onuncu yıl nutkundan alıntılar olurdu. Ve onun inanç dolu, titreyen sesinden 'Ne Mutlu Türküm Diyene' sözünü duyunca, nasıl titrerdi minik yüreklerimiz, nasıl coşkulu bir duygu seli içine girer, nasıl gururlanır, mutlu olurduk geçekten, 'Türküm' diyebildiğimiz için...

O zamanlar, evlerimizde televizyon, çamaşır ve bulaşık makinelerimiz, cep telefonlarımız yoktu, hattâ buz dolabı ve radyo bile lüks sınıfında sayılan eşyalardı. Fakat, bir marşta ifade edildiği gibi, gözlerimiz hep ileride,
başlarımız hep yukarıdaydı, yani hep gururluyduk. Çünki o zamanlar,
örneğin Rusya bizden Kars, Ardahan ve Sarıkamışı istediğinde, cevap vermek için Amerika'dan izin istemiyorduk.

O zamanlar demokrasi yoktu, Mecliste tek Parti vardı,fakat Meclis Türk Milletinin Meclisi idi, Avrupa Birliğinin, ya da İMF nin talimatıyla değil, kendi iradesiyle, bilemediniz, Cumhurbaşkanlığı makamında bulunan bu Milletin çok yüce bir evlâdının tavsiyeleri doğrultusunda karar alırdı. Bu günki azınlık gruplarının tümü mevcuttu, fakat sokaklarda 'Hepimiz Ermeniyiz' diye yürümezdik, çünki onlar 'Hepimiz Türküz' derdi o zamanlar.

Tamamını Oku