Kaybolsun Sevişlerde Gün

Filiz Kalkışım Çolak
102

ŞİİR


138

TAKİPÇİ

Kaybolsun Sevişlerde Gün

bir sevda gönder bana ey! Gece
Akdeniz kadar mavi gökyüzü kadar derin
estirsin ipek yelelerinin sarı yaldızlarını
ahrazlarımın çılgın yellerine seher yıldızı

gökkuşağından bir renk çalsın rüyalarıma
tek tük tüy bitmiş
hercai ürperen sonatlarında
yüreğimin üşüyen sancılarını çığırtsın

ırmaklarıma düşen kanatlarından kalksın serçeler
bergamot yağmurlarından boşalsın rüzgar
yapraklarından soyunan güllerimin
koyuncuğuna çiselesin şafak

bir sevda
geçişlerinden göğsün kırmızıya allansın işmarı gelinciklerin
gönül dergahımda çırpınan cızıltılarından
güvercin bir sevda bıraksın siyahi düşes
sedef bağlayan kıyılardan
seni koparan çığlıklarına sinsin albatrosların

coşsun gönlüm Manavgat’ça
kirpikleri bansın çalımlarının
çağlayanlarımın fışkıran süzeklerine
sürüklensin midye kabuğundan gelen
zührenin ham tohumcuğu
kubbelerimin süt banyosunda silkelensin çiylerinden ay

beyazlarından sıyrılsın endamın
saks kuyruğuna süzülsün
eğilsin inci çalısı çeşmilerinden
delfinyumlarımın gözyaşlarına sağılsın

hayallensin bakışlarımın istiridyesine dolan düş baloncukları
gelin hamamının keten peştamal dokuyan ellerinde
esneyen uykulara tozaklasınlar

uyanmadan
parelenen dokunuşların kahve köpüğü çimdiklerinde sevgili

bir sevda gönder ey !Gece
böğürtlenlerin mürdüm rimelinden aksın hasretler
bergamot içsin
çilek aromasına damlayan sarhoş kadehler

portakallar soyunsun tunca
narlar çatırdasın ne çıkar
yakamoz çoktan sinmiş
pudralanan yanaklarına masalların sayıklarken
meramından kum zambaklarının nazendelerine sığınsınlar

çakıl taşları yumuşasın meşkinden
eriyip mercanların uçlarına lavanta kınası yaksınlar

çıplak ruhun ak ücralarında
ağustosa tutuşsun aşk tanrıçası
ayaza güneşin oğlu

safir ayaklardan geçsin öpüşlere dalgalar
kopsun kuytularından güneylerimin siyah incisi
kuğular susan boynun kamaşan gerdanına dizilsin

bir sevda gönder!
göğsünün gümüş saplı aynasında taransın saçları
loş düşüşlerin

güneşin elmas bileyen omurgasında emilsin ten
dağılan köpüklü duvağından zümrüt vaveylalara üflesin

yandıkça birleşen dudakların tavında
tan doğumu

göğün defne sızan gözlerinde
yeşile sürülsün dipleri kıyılarımın

bir sevda !
alaca çanlar çınlasın saçaklarında begonvillerin
suların kızıla sarılan dansından aksın baharlar

dökülen yakasından hicazkarların sığlarıma taşsınlar
kiraz ısırtan doyumsuzluğundan
kelebeğin kozasına yırtılsınlar

‘’dinsin güneşin oğlu dinsin venüse, pırıltısında yıkansınlar!’’

bir nahoşluk üşüşsün kumsala
sarksın dekoltesi çoban kızın
salgılarında zambaklara yüzsünler
titresin gölgede cıvıltılar prensine kaçsın
toplayıp yemişlerini gizlerine prenses
sussun nisan parçalansın plasentasında mayıslar
sabahın uslarından koyaklarıma ışısın aşk

‘’kaybolsun sevişlerde gün!’’

''vesselam sayı 15''

Filiz Kalkışım Çolak
Kayıt Tarihi : 27.10.2017 00:52:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hümeyra Gün
    Hümeyra Gün

    Yine size has güzel bir şiir okudum. Mevsim kışa hazırlanırken güzeldi Akdeniz 'de dolaşmak. Serçelerin cıvıltısını duymak, Manavgat'ın gümbürtüsüne karışmak, kum zambaklarını düşlemek...Begonvillerin renkleriyle ısınmak..
    Harika betimlemeler eşiğinde dolaştık bu güzel mekanları , bir de öyle güçlü bir sevgi vardı ki , bu mekanlara yaraşan...Gün doğumunda yok olmaya bile razı...Nedense çocukluğumda dinlediğim bir masal aklıma geldi...Ekledim ben de' yok olmayın siz' diyerek...

    Kaleminiz hep yazsın. Kutladım içtenlikle... Sevgiyle kalın.

    Cevap Yaz
  • Erhan Demir
    Erhan Demir

    OLDUKÇA GÜZEL BİR ŞİİR..YÜREĞİNİZE SAĞLIK SN ÇOLAK. Saygı ve selamlar

    Cevap Yaz
  • Hüseyin Çubuk
    Hüseyin Çubuk

    Zengin kültüre sahip güzel bir şiirdi..

    Kutluyorum duygu seli yürek sesinizi..

    Daim olsun dileklerimle..
    Saygı ile..

    Cevap Yaz
  • İrfan Yılmaz
    İrfan Yılmaz

    Sevgili Kardeşim, edebiyatdefteri.com'un saygın kalemi sayın: Filiz Kalkışım Çolak??

    ''Beni Sevdaya Bırak''

    Şiir daha metnine adım atmadın başlığı ile vurucu olmuş. Şimdi bu kadar davetkâr başlığı görüp de hangi gönüş şiir sayfasını açmadan gidebilir ki? Mümkün mü bu davete uymamak?

    ''bir sevda gönder bana ey! Gece
    Akdeniz kadar mavi gökyüzü kadar özgür
    salsın sarı ipeksi saçlarını
    ahrazlarımın çılgın yellerine
    Sabah Yıldızı''

    Şiir girizgâhı adeta çığlık gibibir davet, bir rica, bir istemle başlar, suskunluğun çılgın yelleri sarı saçaların dağıtılış imgesiyle okuyucusunu Akdeniz'in engin sularının ufkunda yıldızlara taşır...

    ''yüreğime düşen kanatlarından kalksın serçeler
    bergamot yağmurları çiselesin
    beyaz güllerimin şafağa açan koyuncuklarına çisem çisem''

    Geçiş bendi ile güllerin şafağı imgesi ile okuyucuyu daha vurucu bent için hazırlar...

    ''
    göğsümün sızısında kanayıp
    kırmızıya açarken goncalarını gündönümün aheste kızı
    gönül dergahımda çırpınan sevinçlerinden
    serçe bir sevda bıraksın
    sedef bağlayan kıyılarımdan
    düş koparırken çığlık çığlığa albatroslar''

    Küçük kuş serçe ile uçabilen en büyük kuş olan albatros tezatlığında Umut ile Umutsuzluk gökyüzünün enginliklerinde kıyaslanır. İşin yorum kısmına girilmez okuyucuya bırakılır.

    ''coşarken gönlüm Manavgat’ça
    kirpiklerini basın çağlayanlarımın fışkırdığı süzeklerime''

    Gelen hüzün çağlayının habercisi olan vasıta bendidir.

    ''sürüklensin midye kabuğundan gelen
    Zühre’nin ham tomurcuğu
    sabahın süt banyosuna salsın saçlarını
    eğilmiş inci çalısı sağarken sinelerinden
    aşkın gözyaşlarını sicim sicim''

    İşte tufanın başlangıcı, Artık gönülde kopan kıyamet ve tufan başlangıdır.

    Şiirin gelişme bölümleri okuyucusunu derin hüzün girdaplarına gönderirken hep beraberinde gizli bir umut ışığıyla çekilen her türlü acı ve ızdıraba rağmen finale kadar ulaştırmayı başarır.

    Son çığlık ise şiirin bütün ağır yükünü narin mısralarına rağmen taşıyacak güçtedir ancak tek şartı vardır: Güneşe alışmış, gözlerin zifir karanlığa tahamülü kalmadığından son bir rica son bir istek son bir feryat koparır. Madem ki Güneş elde tutulamıyor, onun oığından nasiplenen bir uydu olma arzusunun vurgulu betimlemesi:

    ''sende ey !Yüreğim
    sende beni
    Güneş doğduğunda Venüs’ün gittiği yere bırak!''

    Son çığlıkla şiir okuyucusuna veda eder....

    Beğenerek ve duygulu kaleminize saygı duyarak okuduğum bu güzel şiirinizi tam puanım ve beğeni ile favorilerim arasına ekliyorum.
    Kardeşimin şiir ve gönül sayfasına, tebrik ve başarı dileklerimi bırakıyorum.

    Her şeyin sizin ve sevdiklerinizin gönlüne göre olması dileklerimle sevgi ve saygılarımı sunuyorum efendim, lütfen kabul buyurunuz...

    Dr. İrfan Yılmaz. Turgutreis - Bodrum.

    Cevap Yaz
  • Orhan Erdoğan
    Orhan Erdoğan

    Harika bir şiiri okudum.
    Anlam doluydu ve anlatımı mükemmeldi.
    Değerli kalemi yürekten Tebrik ederim.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (10)

Filiz Kalkışım Çolak