Yapıştır kulağını, sinemin bir yanına,
Dinle bak gürültüyü, ondan yüzüm gülmüyor,
Matlubum doluverse, hayatın her anına,
Gene biter harçlıklar, ondan yüzüm gülmüyor.
İhtiyaç her ne varsa, hemen hepsi bulunsa,
Bir elim yağda iken, diğeri balda olsa,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Ölümün soğuk yüzü, ürpertir yürekleri,
Buna rağmen kovanda, dolmuşsa petekleri,
Feryatlar nâme çalıp, oynarsa etekleri,
Çoğalmış bak kaçıklar, ondan yüzüm gülmüyor.
...................
Nasıl güleriz ki...
İç ağlarken dış gülerse,adı riya olmaz mı?
Kutluyorum
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta