Renklerden sarıyı aldım
Sürdüm ellerine
Bana dokunduğunda
Yeşile çalayım diye
Ben maviyim
Ben: biraz sen, biraz benim
Hiç alışmadan yokluğuna
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




güzel tebrikler
SEVGİLİ AYLİNCİĞİM EŞİMİN DE BELİRTTİĞİ GİBİ MAVİ EN SEVDİĞİMİZ RENKTİR. BELKİ İKİMİZDE MAVİŞ OLDUĞUMUZ İÇİNDİR. AYRICA BEN AMATÖR OLARAK RESİM YAPIYORUM SİZİN ŞİİRDE ANLATIMINIZ GİBİ EN SEVDİĞİM SARI İLE MAVİYİ KARIŞTIRMAK ŞAHANE YEŞİLLER ELDE ETMEK GÜZEL BİR ŞİİRDİ YÜREĞİNİZE SAĞLIK. SİZEDE AİLENİZLE UZUN SOLUKLU MUTLULUKLAR SELAM VE DUA İLE
Bu şiirinizi çok beğendim...Yüreğinize sağlık..Kaleminize saygılar sunarım..
mavi dostum güzel yüreğini yine sermişsin şiirine. cesaret ister maviyi sevmek. huzurun rengidir. her zaman huzur dolsun kalbin. sevgilerle. Gül Doğan
Ressamlığım işe yaradı....Sarı ve mavinin karışımından yeşil elde edilir....Mutluluk, yanı,saflık güzellik...
Ayrılık size özgü değil, o yürek yanlızlıklara dayanamaz öyle gözüküyor..
Güzeldi sevgilerimle..
Metin Topçu
[[[
Bazı şiirler şaire ve şiirin ithaf edildiği kimseye hitap eder. Şair neden kendini mavi seçmiş, neden sarıyı ellerine sürmüş özellikle bilemiyorum. Öyle ya şairin renklere bakışını bilmek gerekiyor sanırım biraz bu noktada. Fakat “Ben biraz sen, biraz benim” derken gönlü ikiye bölen ve ayrılık yokluk gibi kavramları aşkına ortak etmeden varlığın huzurunu yaşamayı gaye edinen Aylin Ayla güzel noktalamış şiirini. Fakat iki parça işte..... 8 dizelik şiirin ilk 5 dizesi ile son üç dizesi arasında sanırım büyük mana farklılıkları var. Şair neden mavi düşündürüyor.
Kısa bir şiirde ufkunu umudunu umduğunu anlatan şairin şiirini de ben haddim olmadan bölüyor ve son 3 dizeyi :
Ben: biraz sen, biraz benim
Hiç alışmadan yokluğuna
Varlığında hüküm sürmeliyim… ,
dahi destanlaşan bir umudun ciltlere sığmayacak anlatımı olarak kabul ediyorum.
Öyle ya ; sevda işte, biraz kendisi biraz sevgilisi yüreğin. Yokluğa yanaşmadan beraberliğin düşünü kuran. Sahi ya bir korku var değil mi daha gitmeden kal diye çağıran.
Belki çok karışıyorsun denecek ama şiirin sonunda verilen anlam ile şiirin başlığı arasında da sanırım ......
Sustum......
Biraz kendi, birazda sevdiği olabilmiş ya , helal olsun
Mustafa Çelebi ÇETİNKAYA®
'Ben: biraz sen, biraz benim
Hiç alışmadan yokluğuna
Varlığında hüküm sürmeliyim…' varlığında hüküm sürülecek yâr kaldıysa banada haber et değerli dostum. şiirin harika yüreğine sağlık Tunahan ERMİHAN
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta