İlk yıllar çok sıkardı bir veya bir buçuk saat il ile ilçe arası yolculuk.
Sonra çözümler buldum muhasebeye çekeceğim nefsimi.
Kuluçkaya yatan fikirler birden çatlatıyordu yumurtayı.
Çantaya uzanıp yazıyordum hayat defterine plan ve programı.
Artık tabirimdeki zaman zarfı hemen şurası.
On otobüsüne yetişme telaşı ağırlık bastı bugün.
Bir nefeste otobüsteydim,cam kenarı göl manzaralı...
Gözlerimi yumup daldım derin muhasebeli düşüncelere.
Bir el dokundu dizlerime.
İrkildim!
Altmış beş yaşın dertlisi ve deneyimlisi kızım diyen.
Dizindeki tüyü aldım,korkuttun mu Seni?
Uyan diyen ellerin iksiriydi dokunan.
Sormadan,ben Kamer.
Işığını saçacaktı tüm sefer süresince.
Az konuşabilir miyiz?
Dinliyorum teyzem.
Ben İranliyim,ama doğma büyüme Van.
İki oğlum bir kızım var benim.
....dizildi neredeyse tüm kütük.
Meğer herbirinin hikmeti dilinde.
On beş yaşında everdiler amcamlar.
Eşim içki içer,eve gelmez,beni bilmez...
Gereksizdim bu haneye.
Annem babam da yoklardı.
Yaşıtlarıma bakar,içim gider,boynunu büker,iç çekerdi ciğerim..
Bilemedim sevilmek nedir?
Kendimi çocuklarıma adadım.
Eşimi ölü bildim ama yaşayan ölü.
Kızım ve bir oğlum çok mutlu.
Küçük oğlum...
Yüzü kara olsun...
Doğmaz olaydı...
Gözler yuvadan fırlayacak,ayaklar altında ezilecek gibiydi.
Göğüs kafesi hızlıca oturup kalkıyor ağzından soluklaniyor,gözler dolup taşıyordu bozkırlara...
Otobüsten çıt çıkmıyor,kulaklar bizde gözler yoldaydı.
İbret olsun diye,görmedim duvara yansıyan gölgeyi.
Güzeller güzeli bir kızım vardı yani başımda.
İki erkeğe anneydi.
Birgün evlerinden bir çığlık yükseldi.
Duvarları delip fırlıyordu sokağa...
Toparlamaya çalıştım ilkin ama kaçıyorlardı etrafa.
Binanın etrafı mahşerdi ,hesap veriyoruz dedim galiba.
Ortada terazi görmeyince eyvahlar olsun..!
Cam parçaları döküldü yukarıdan aşağıya...
Kalabalık geri çekildi,kırılan kapıdan içeri girdik babasıyla.
Prenses kızım,aklini yitirmiş eşyalar arasında arıyor,bulamayınca kırıp döküyordu.
Yüreğinin kanları kurulmuştu kıyafetinde.
Kimseyi tanımıyor,talan ediyordu ortalığı.
Sonunda teslim ettik sağlık ekiplerine.
Döndüm hayırsız oğluma.
Hayırdır, ne oldu kızıma?
Mırın kırın etti demedi hakikati.
Hastanede öğrendim doğurduğum evlat benim değil diye.
Aslında o gün gömdüm onu.
Gözlerini tülbentiyle siliyor,tane tane yazıyordu zihnimize.
Sekreteriyle çocuğu varmış he ya...
......
Çocuklara kim bakıyor teyzem?
Ben.
Oğlunuz nerde?
Cehennemde.
Eşiniz?
Kriz geçirdi.
Şimdi iyi,anjiyo oldu.
Gelin kızınız?
Baba evinde.
Nereye gidiyorsunuz?
Duruşmaya.
Niçin gidiyorsunuz?
Gelin kızımı görmeye.
Hani olaki gelirse,hasret gideririm diye.
Konuşmuyor benimle.
Çıkmıyor telefonlarıma.
En azından uzaktan seveyim az biraz.
Gücenmesin bana.
Teyzem,Siz kayınvalide misiniz?
Yok,anneyim ben.
Ben Kamer dediniz.
Hayır!
Siz Şemsiniz .
Bu nasıl bir adalet?
Anne yüreğini kenara itip,
Adalet kaftanını giydirmişsiniz.
07.03.2025 Van/Edremit
Kayıt Tarihi : 7.3.2025 21:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!