Ben
Yine akşam oluyor,
Güneş rengini iyiden iyiye kaybediyor
Bense camın kenarında gökyüzünün efkarını seyrediyorum.
Elimde sıcak, çatlamış fincanımdaki kahvem
Fincanımda hayatım gibi kırılmakla kırılmamak arasında arafta
Mazi uzun metrajlı bir film olmuş sanki
Duvarlarla iş birliği yapmış üzerime çökmekte
İlk tanıştığımız günü anımsadım az evvel
İlk göz göze geldiğimizde onca kalabalığa rağmen
Nasıl da kalıvermiştik bir sen bir de ben koca dünyada
Sonra kaçırdım gözlerimi,
Esmer tenime rağmen kızarmıştı yanaklarım.
Kalbimin ritmi kilometrelerce koşmuş yarışı henüz tamamlamış bir sporcuya aitti sanki.
Midemde kocaman bir düğüm oluşuverdi
Sıktıkça sıktı...
Yılların özlemini kusmak ister gibiydi.
Kendine gel kızım dedim noluyor sana?
Silkelen kendine gel!
Sen aşkı romanlardan bilirsin sadece
Bir de kendini kaybettiğin şiirlerin satırlarından.
Ve o an tatlı tok bir ses,
Bir rüyadan uyandırır gibi böldü kalbimle konuşmamı.
Senin sesindi ve kahretsin yine o kaçamadığım gözlerin
Kahvem soğumuş dudaklarımı yakmıyor şu an
Lakin nabzım yine hızlandı, yüzüm yangın yeri
Hani caddenin sonundaki köşeyi dönünce
Beni beklediğin mavi tenteli bir dükkan vardı
Koşa koşa gelirdim seni daha çabuk görebilmek için
Sonra tutardın elimden doğruca kordon boyuna giderdik
Okyanus kafe ruhumu vicdanına teslim ettiğim ilk şahidim.
Sen de hatırlar mısın acaba?
Her seferinde sen çay söylerdin ben ise kahve
Nasıl inandırdıysam kendimi artık
Bin yıllık hatırımız kalır, bir gün sevdamız kalmasa bile.
Cahillik işte...
Aşka, sevdaya, acıya, ayrılığa cahillik.
Bak karanlık çöktü şehre,
Hüzün damarlarımda zehir misali dolaşmakta.
Ben anılarla tekrar tekrar dağlarken yaramı
Kahvemde buz gibi olmuş içimdeki alevlere nispet.
Ben içemem soğuk kahve bilirsin, dudaklarım yanmalı
Sahi bilir misin hala kahveyi sıcak ve şekersiz içtiğimi?
Hangi şarkıydı bizim dediğimiz?
Kahkahamdaki ton nasıldı?
Ya hangi renkti en sevdiğim hatırlar mısın?
Yoksa benden gittiğin gün mü unuttun
Kahveye olan aşkımın gözlerinde kaybolmaktan ötürü olduğunu?
Bak akşamın saatlerini tükettik seninle
Gecenin çökmesine beş kalayız.
Bir kahve daha yapar bu kez soğutmadan içerdim aslında hatıralarla başım dertte olmasa.
İçerdim bir kahve daha sevgilim,
İçim ardına bakmadan terkedip gittiğin gün gibi kanamasa.
Radyoda bir şarkı çalıyor şimdi
Mikrofonda Ferdi baba
Sanki karşımda oturmuş halimden anlıyor gibi söylüyor
''Ne de haklıymış meğer aşk uğruna yananlar, sende beni yakıp gittin geçen yıl bu zamanlar''
Yorgun sesimle bağıra bağıra eşlik ediyorum.
Titreyen parmaklarım kırmızıyla dolu kocaman şişeyi açmak için savaş veriyor.
Vakit geç oldu sevgilim
Hasretin hançerleri saplarken göğsüme
Şarabım gözyaşımla karışıp daha bir mayhoş oluyor.
Yazmaya da mecalim kalmadı sevdiceğim
Ayrılık vuruyor bu kadın ağlıyor
Hasret vuruyor bu kadın ölüyor
Dönme artık zalimlerin zalimi
Hayalin, varlığından daha gerçek duruyor...
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 17:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!