(Sahne: Loş bir ışık, tek bir sandalye. Karşıya konuşuyormuş gibi…)
Sana kalbimi verdim… (duraksar)
Bütün yaralarımla, bütün çıplaklığımla…
Ama sen…
Bir duvar gibi dikildin karşımda.
Ne sarıldın,
Ne de tamamen bıraktın.
Reddediyorsun beni her seferinde…
Ama ne zaman “gidiyorum” desem,
Hemen kolumdan tutuyorsun.
“Gitme” diyorsun…
(duraksar, sesi titrer)
Ne istiyorsun benden?
Seviyor musun beni,
Yoksa yalnızca kaybetmekten mi korkuyorsun?
Ben artık bu oyunun içinde boğuluyorum…
Bir gün umut veriyorsun,
Ertesi gün sessizliğinle öldürüyorsun.
Kalbim senin ellerinde ip gibi sallanıyor;
Bir ileri, bir geri…
(duraksar, derin nefes)
Ben ise karanlıkta yolunu kaybetmiş bir yolcu gibiyim.
Bil ki…
İnsan kalbi oyuncak değil!
Ben sevdamla kumar oynamadım.
Ben sevgimi sana emanetten öte bildim.
Ama sen…
Ne sahip çıktın,
Ne de özgür bıraktın.
Söyle o halde!
(bağırır gibi) Seviyorsan, haykır!
Sevmiyorsan, susma…
Bırak gideyim.
Bırak kanatlarımla başka bir göğe uçayım.
Çünkü bu belirsizlik,
Beni sevmemekten daha çok öldürüyor.
Bir uçurumun kenarında bekliyorum…
Ya tut elimi,
Ya da it beni aşağıya.
Ama artık bırakma beni bu arada,
Bu karanlıkta,
Bu sessizlikte,
Bu “ne sen, ne bensiz” cehenneminde!
(durur… seyirciye döner gibi)
Ben sana “nefesim” dedim ya…
İşte şimdi,
İstersen nefesimi de, beni de al…
Ve çekip gidebilirsin.
Hüseyin Çimen By Levo
Kayıt Tarihi : 25.8.2025 21:40:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!