köy hayatını yaşamış ve halen tarım ile uğraşan şiir yazmayı seven gönül adamı
Eserleri
>>>>>>>>>ŞEFAATLİ<<<<<<<<<<<<
Yozgatın güneyinde garip bir ilçesin sen
Karasu ile delice birleştiği o yerdesin sen
Ankara kayseri demiryolu üzerindesin sen
Şecimlerde ismi hatırlanan yerdir şefaatli
************************************************
Yolumuz yokuş onun adına deriz bay kuş
Yazın idare ederde kışın açar başımıza iş
Zincirsiz nerdeyse çıkılmazdır yol bay guş
Vadi içinde sanki kanyon gibi yerdir şefaatli
**************************************************
Güney batısında nevşehir kaplıcalı kozaklı
Batısında kırşehir bize yüz kilometre uzaktı
Yerköy sorgun yol üstü yozgatın özmü evladı
Vekillere ters sapa geliryor bizim ilçe şefaatli
***************************************************
Kuş uçmaz kervan uğramaz garip ilçesin sen
Sesimi duyun ankaradaki vekiller ve başbakan
Burdayız ölmedik daha sağız sesimizi duysan
Nüfüs göç ediyo kalmadı kimse sende şefaatli
*****************************************************
Dokuz yüz yetmişte nüfüsü otuz binlerde iken
İkibin ondört yılıda indi onbeş binden aşağıya
Biri çıkıp allah için hizmet etse sana şefaatli
Bu gidiş hayra deyil imdat ediyo artık şefaatli
Bekir karakaş 12 nisan 2015
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!