Ayrılığı ve acıyı erken öğrendim. Tattım bunu. İşledi is gibi ruhuma. Beden çarmıhta. Ruh arafta. Ölüm. İki hece dört harf. İnsan bundan ibaret.
...
...
Yine tek başıma kaldım. Şehir soğuk. Issız. Kendime yabancıyım bu ara. Hiç çalmayacak telefonlar bekliyorum. Çalmayacak, açılmayacak olan o kapı. Balkonumu süsleyen incir ve dut ağacı. Artık onlar da konuşmuyor. Onlar da birer yabancı. Kibrit çöpü kutusu ev. Sığmayacak tabii bu kadar acı. Taştı. Taşıyor. Taşacak.
Edip Demirtaş
Yıllar bir gözyaşı olup da kaymış
Nurlu ihtiyarın yanaklarında.
Yapraktan saçını yerlere yaymış,
Sonbahar ağlıyor ayaklarında.
Süzüyor ufukta bir kızıl yeri,
İçi karanlıkla dolu gözleri;
Devamını Oku
Nurlu ihtiyarın yanaklarında.
Yapraktan saçını yerlere yaymış,
Sonbahar ağlıyor ayaklarında.
Süzüyor ufukta bir kızıl yeri,
İçi karanlıkla dolu gözleri;




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta