Bayram Tunca Şiirleri - Şair Bayram Tunca

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Bayram Tunca

Pişen aşa tuz/yoğrulmuş hamura maya gerek
Ateşli hastaların ateşini düşürmeye buz gerek
Yürekteki yangını söndürmeye itfaiyeci gerek
Senin gibi Leyla’ya, benim gibi Mecnun gerek

01.09.2003-09:01

Devamını Oku
Bayram Tunca

Neyleyim hakikatleri göremeyen gözü
Neyleyim hakikatleri anlatmayan sözü
Neyleyim hakikat sırrına ermeyen özü
Neyleyim hakikatsiz gözü özü ve sözü

B. Tunca/06.07.2004-14.06

Devamını Oku
Bayram Tunca

Sendin benim bademim, bendim senin âdemin
Biz eskiden en tatlı ballı bademiydik şu âlemin
Bak bugünlerde maskarası olduk cümle âlemin
Acep neydi günahı bu masum âdemle bademin

05.05.2004-05.05

Devamını Oku
Bayram Tunca

Sendin tutunacak tek dalım
Sendin benim çiçeğim balım
Yalnız sendin neşe kaynağım
Ne olacak şimdi benim halim

Sendin en iyi ilham kaynağım

Devamını Oku
Bayram Tunca

Daha dün ayaktayken, düşmüşsün yatağa
Yoksa, sen de mi aşık oldun kara toprağa
Yemyeşil çınar gibiyken kurumuşsun baya
Yoksa yol mu göründü, durulmuşsun baya

Üzme tatlı canını, bir tek sen değilsin fani

Devamını Oku
Bayram Tunca

Doldu artık ömrüm doldu
Soldu artık benzim soldu
Doldu artık sabrım doldu
Hep onun aşkından oldu
B. TUNCA/25.10.2000-16.37

Devamını Oku
Bayram Tunca

Niye, yiyip içtiklerim eski tadı vermiyor
Niye duyup gördüklerim mutlu etmiyor
Demek ki uzaktan sevmelerin yetmiyor
Gel gayri gel, tüm benliğim seni istiyor

Niye dokunduklarım eski hazzı vermiyor

Devamını Oku
Bayram Tunca

Nereden bilirdim, dostların düşman
Düşmanın da bir gün dost olacağını
Sevenlerin sevdiklerini çok yoracağını
Seveninde sevdiğini pişman olacağını

Hayat öğretti, bu acı gerçekleri beni

Devamını Oku
Bayram Tunca

Nazarımda nerede olmak isterdin ki
En az beş vakit dualılar arasında mı
Yoksa, nefret ettiklerim arasında mı
Veya beddua edeceklerim içinde mi

Bunu hal ve hareketlerin belirleyecek

Devamını Oku
Bayram Tunca

Doksan dört temmuzda öğleyin geldin
Tam ikibuçuk kg, kırkdokuz santimdin
Sen temmuz öğle sıcaklığında doğdun
Gelişinle bizi sevinç ve neşeyi boğdun

Sen sormadın ki geleyim mi dünyaya

Devamını Oku