Irama yâr, yâr ırama
Ateş düştü tam şurama
Al hançeri vur, vur ama
Sor niye, niye, niye?
Herkesin ağzı var ilgisiz yerde
Akıllar veriyor yol gösteriyor
Kargaşa, karmaşa tüllenmiş perde
Aksini yaparsan kol gösteriyor.
Basın bastırıyor, dediğim olsun
Taşlama
Muhalefet tenkittir iktidarsa muktedir
Hükmün şartı emirdir emir alırsa nedir?
Açın bakın tarihe ne diyor mazi kebir
“Herkes yerini bilsin bilmeyene bildirsin”
Mutluluğu taşra saldım
Şarkılardan fal tutmadım
Yıllar var ki ayrı kaldım
Unutmadım, unutmadım.
Unutmadım canım seni
Vardım Mekke’ye Araf eyledim
Umre yolunda “Lebbeyk” söyledim
Kabeyi gördüm döndüm ağladım
Sefa Merve’de koşandan oldum.
Kafama bir kurşun mu sıkacaktın
Posa gibi kıvrılıp küçülen cesedimi bir kuytuya mı atacaktın
Sonra ne yüzle yatacaktın benim sıcaklığımın soğumadığı yatağımda
Aşkı bile kirletti senin dönüşlerin, devrimin yüreğine inme indi sayende
Fikrinin namusu olmalıydı oysa çelik gibi bükülemez olmalıydı inancın
İşte ben seni aynen öyle sandım
Unutmak istedim, beceremedim
Ulaşmak istedim, gelemedim
Gururdan dağlarım vardı
……..
Damardan girmiştim konuya
“Ya ben, ya o”
gülümsemiştin
“Karar vermek zor” demiştin.
Kapıyı çarparak çıkmıştım evden
Allah’ım beni bırakma bana, inşirah ver karamsar ruhuma
Senin yolundan dönmeyeyim ki kara bulut doğmasın ufkuma.
Gecemde, günümde adın zikrim ve dualarım gelsin uykuma
Tatlı uykundan uyan secde et, Şeytana uyma sakın uyuma.
Dünya bu cezbeder nefisleri, beşerdir, zayıftır nefse uyar
Hiç vaz geçme kavi yerden
Düşüşü var zirvelerden
Haber gelir bilmem nerden
Ya kederdir ya neşedir.
Haddin nedir bileceksin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!