Bazen bir dağın zirvesinde buluyorum kendimi
Kollarım iki yanda; bağırıyorum
Issız bir ormanda, yapraksız bir ağaca yaslıyım bazen
Elimde bir kağıt aklımda herkes,yazıyorum
Bazende kömür karası bir mağarada oluyorum
Batan gemiden kurtulmuş, bir filikada ya da
Maviyi seviyordu,kara bir çocukluk serdiler önüne,kirli bir sofra bezi gibi...
Elleri,belkide ellerimsiz buz,gözlerinde yalnızlık yazıyordu okuyabilene...
Loş ışıklı uzun gecelerde,yolculuk yapar geçmişe,hesap sorardı zalimlere...
En sevdiklerine adadı kendini,ruhu öksüz;kalbi anne sütü gibi pürüzsüz...
Başka bir evrende, başka bir dünya kurdu kendine,kah mutlu kah mutsuz...
05.01.2026
Özgürlük nedir diye sordu
İçindeki gür sesli hür çocuk
Zehirli küçük sarmaşıkların arasında
Olgun bir başaktı; eğildi
Günün birinde dedi
Yalnız olmadığımı düşünürsem
Herkesin içinde, tekti
Bir paket sigara bir şişe şarap
Onun için hayat demekti
Kirli yorganını ve kirli çarşafını gizlemez
İzlediği her filmde döktüğü gözyaşlarını gizlerdi
Sahilde martıları
En güzel aşk filimlerini evde
Hep hayalini kurduğu akvaryumundan balıkları izleyecek
Gizleyip bedenlerini
Beraber ibadet edeceklerdi
Doğdu canını aldıklarım
Öldü,ölümsüz sandıklarım
15.01.2009 / 18:40
İzmit
Fırtına gibi bir çocuktu o
Esrarengiz bir kişiliği
Rahat bir tavrı vardı
Hiç kimseyi incitmezdi, kırmazdı
Ağlamak isterdi ağlayamazdı
Tek bir derdi vardı; aşıktı
Koynunda kadının
Tabağında sıcak yemek
Çarşafın tertemiz
Kucağında bir melek
Düşün, şükret.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!