Karanlığın ortasında duruyordu barış kokan adam!
Elinde barış çiçekleri dilinde yaşanabilir bir ülke, yüreğinde umut güvercinleri uçuşuyordu.
Dört minarenin ayaklarını vurdular, "bizi ayaklarımızdan vurdular" diyordu.
Az sonra kendiside başından vuruldu.
Dört minarenin ayakları dibine yığıldı bedeni.
"Ne savaşlar ne tarihler gördü ama böyle bir ihaneti görmedi" diyordu.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta