Devasa boyu,
45 numara ayağındandı
Mahalle veletlerinin
Takmış olduğu lakabı.
Hatırladım şimdi
Allah rahmet eylesin
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bakkal yadigara allah rahmet etsin şirinizi çoook beğenerek okudum düşündüren ve gülümseten bir çalışma olmuş tebrikler
İki veya üç tane bakkal dükkânı vardı, mahallemizde…
Hani altı dükkân üstü ev olanlar vardı ya daracık sokaklarda, onlardan işte…
En rağbet görenlerse…
Bakkal Ladigar ile Yetim Bakkaliye…
Bunlar şimdiki marketlerden daha farklı alanlarda da
hizmet verirlerdi müşterilerine…
Küçüktüm ya pek anlayamazdım ne iş yaptığını
Bazen bir dişçi,
bazen de berber olurdu bizim Yetim Bakkaliye…
Bu işleri yaparken değişmez tek aleti de..
Taşlı sokağın tam ortasına yerleştirdiği tahta iskemle…
.......................................
Ağabeyim geldiğinde bir gün Zileye...
Şöyle bi gidek eski mahalleye...
Allah her ikisini de tekrardan rahmet eylesin...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta