Daldım gözlerine, efkârım çoğdu
Yürek yandı içten, sabrım da soğdu
Mazinin yolları üstüme doğdu
Bir eski yaraya, düştüm ağladım..
Sevgilim bak,yine gece yarısı,
Her taraf karanlık,sen yoksun yine,
Hayaline dalıp maziye,avunur gönlüm,
Umutsuzca çaresizce, bekliyor gönlüm,
Başımı yasığa, her koyuşumda,
Ben aşkı böyle can yakar bilmezdim
Ne ettin sen bana nettin bala kız
Böylesi can yakar bilsem sevmezdim
Aşkınla tuttuştum yandım bala gız
Bir bakışla aldın aklımı baştan
Gül yüzüne baktıkça yâr bahârım canlanır
Lâl olmuş dudaklardan aşk şerbeti sunulur
Bülbüller figân eder bağrımda gam bulunur
Aşkın ile virâne gönlüm nûra bulanır
Yâr sen gül ki balbağı bahçemde güller açsın
Güneş doğmuş sanki evin içine
Sevdam dolmuş kalbim derin düşüne
Gözler bakmaz başka güzel işine
Hoş geldin dedene bal gözlü Liva'm
Bedel bin bahara gülüşün yeter
Bir sevinç düşmüş eşiğe bugün,
Kapılar gül açmış, perdeler sevinçle dalgalanmış,
Rüzgâr bile adını fısıldıyor duvarlara:
“Azra Sude gelmiş, hoş gelmiş…”
Gözlerinde sabahın tazeliği,
Hasretin kor oldu garip bağrımda
Sessiz akşam kaldı mahzun çağrımda
Bayramlar yetimdir sensiz yanımda
Bu bayramda yine sen yoksun baba
Çocukluğum kaldı eski evimde
“Baban öldü dediler…”
Ne kadar kolay söylediler bu cümleyi.
İki kelimeye sığdırdılar
bir ömrün koca ağırlığını.
Baba...
Keşke şimdi yanımda olsaydın…
Bu akşam rüzgârın sesi bile sen kokuyor,
Küllenen sobanın içinde,
Sanki senin sesin yankılanıyor;
Baba bugün duman çöktü dağlara,
Yeller düştü garip kalan bağlara.
Yüreğimde bin sızı var gizlice,
Kim ses verir yetim kalan çağlara.
Nakarat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!