Ey benim tâlihim, ey baht-ı karâm,
Keder bâdesini sunar dururum.
Fânî şu masivâ rûhuma harâm,
Ezelden bu derde kanar dururum.
Gönül tahtı oldu bî-kes, harâbe,
Gözümden dökülen yaşlar şerâbe.
Hasretin vurduğu her bir darâbe,
Bağrımı hûn edip donar dururum.
Zifiri geceler sanki yeldâdır,
Bu âşık bîçâre, dertli şeydâdır.
Gönlümün maksadı ulu sevdâdır,
Aşkın ateşine yanar dururum.
Cihan mülkünde bitti safâmız,
Geriye ne kaldı ah ü cefâmız?
Mîzanda kurulsun ulu livâmız,
Vuslatın yoluna söner dururum.
Gözümde tütüyor o şâh-ı hûbân,
Hasretin bağrımda sanki bir sübân.
Aşkın sahrasında oldum bir kurban,
Ben Leylâ, sen Mecnun sanar dururum.
Gülden’i terk etti mürg-ü saâdet,
Rûhuma hükmetti vakt-i melâmet.
Kopsun artık canda nûr-ı kıyâmet,
Ecelin elinde döner dururum.
Cismimi gark etti bahr-i melâlim,
Arş-ı âlâdadır artık vebâlim.
Mahşerde kurulsun ulu visâlim,
Son nefeste seni anar dururum.
07.03.2006
Gül YıldırımKayıt Tarihi : 8.3.2026 21:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




beğeni ile okudum
dilinize sağlık
TÜM YORUMLAR (1)