Bahoz,
göğün içe doğru çöktüğü
o ağır anda başlar.
Rüzgâr yalnızca esmez;
insanın içindeki dağları da yoklar,
hangi taşın kırılmaya
hangi yaranın konuşmaya hazır olduğunu sorar.
Fırtına gelir—
ama geldiği her yerde
insanın gerçek yüzünü açığa çıkarır;
çünkü sakinlik yalandır bazen,
hakikati gösteren
ancak sarsıntıdır.
Bahozun kalbinde bir sır vardır:
Yıkılan her şey,
yeniden kurulmanın yerini açar.
Ve insan,
zannettiği gibi fırtınadan kaçtığı için değil,
onun içinden geçebildiği için büyür.
Gökyüzü çatlar, dağlar susar;
ama içimizdeki en derin ses
o suskunlukta duyulur.
Bazen bir rüzgâr
tüm geçmişi önüne katıp sürükler,
bazen de geleceğe dair ilk tohumu bırakır.
Bahoz diner elbet,
ama bıraktığı iz
bir yara değil,
bir hatırlatmadır:
İnsan kırılmak için değil,
kırıldıkça parıldayan o iç ışığını
fark etmek için yaşar.
Ve fırtına çekildiğinde anlarsın:
Senden kopan her şey
aslında sen olmaktan vazgeçen parçalardı.
Geriye kalan ise
en duru, en gerçek hâlindir.
Sinan Bayram
Sinan BayramKayıt Tarihi : 30.11.2025 01:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!