karanlığın ardında
-duvarların ve zindanların-
erguvan olup açıyorum ellerimden
içimin çiçeklerinden binlerce çiçek
martı kanatlı kuşlar salıyorum gökyüzüne
aşkla sınıyorum sözü
ölümle bileyliyorum
kırılmış bir deniz tutuyorum avuçlarımda
dalgalı bir rüzgar
ateş menzilinde yürüyüp duran anılar
küflenmiş bir zaman
kanayan topraklara yıldız ekiyorum yüreğimden
içimin seslerinden binlerce ses
her sabaha doğan acemi bir güneş
her akşam ninnisiz bir düş
hangi sözü söylesem
bir bir susuyor içimin çocukları
hangi türküyü söylesem
özgürlüğü çağıran bir yara açılıyor
karanlığın en koyu zamanı
her gün yenilenen kör bir ayna
direnen cümleler biriktiriyorum
içimin umutlarından binlerce umut
yaşamı savunan bir şiir için
portesiz bir şarkı
provasız sloganlar
noktasız ve virgülsüz bir destan
karanlık topraklarda
güneşler bir bir sönerken
çok uzak bir kıtada
esir düştüğünü unutup
yalnızca kendine yaslanan
bir savaşçı büyütüyorum
ey özgürlük
sen ey ışık saçlı çocuk
doğ artık
yirmisekiznisanikibinoniki&istanbul
Nazan YinançKayıt Tarihi : 28.4.2012 11:20:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Özgürlük kanatlanır
İçimizin kırlarında...
İşte yine aynı duygular
Maviyle yeşilin harmanında...
Tebrikler Nazan Hanım...
her akşam ninnisiz bir düş- '
her bir mısranın altını çizesim geldi. galiba yine susmak evet evet en iyisi susmak ve sadece alkışlamak. Saygılar.
TÜM YORUMLAR (41)