Babasızlık Şiiri - Muratcan Çekin

Muratcan Çekin
2

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Babasızlık

Buruk Bir Aldatılma hikayesi.

Muratcan Çekin
Kayıt Tarihi : 25.8.2020 23:05:00
Şiiri Değerlendir
ÖNCEKİ ŞİİR
SONRAKİ ŞİİR
Hikayesi:


Bu ilk yazımı şiir gibi değilde bir mektup tadında yazmak istiyorum. Aslında şairde değilim ben gariplerin içinden çıkan bir yetim çocuğum. Yaşım 25 daha gençsin diyenleriniz olacaktır aranızda fakat ben 25 yaşında saçlarına ak düşmüş bir gencim. Yaşadığım acılar bir hayli yaşamama engel oldu benim. Her insanın bir acısı bir derdi vardır evet katılıyorum ama her insanın çektiği dert aynı olmuyor ne yazık ki. Kimisi ağlayarak acısını dindiriyor kimisi bağırıp çağırarak dindiriyor acılarını, kimileri ise sadece susarak içinde yaşıyor acılarını. Bende acılarını dertlerini kederlerini üzüntülerini içine atarak yaşayanlardayım. Artık insan bu devirde birisine derdini anlatacak dertleşecek kadar güvenemiyor maalesef. İşte bu yüzden insan içine atmaya alışıyor. Bundan yaklaşık 3 sene önce dünyalardan çok sevdiğim bir kadın vardı bir saç teline koskoca Ankarayı esir alacak kadar çok seviyordum. Çok güzel giden bir ilişkimi vardı. Taki askerlik vaktim gelene kadar. Vatan borcumu ödemeye gidiyordum. Sevdiğim kızı önce Allahıma daha sonra aileme emanet etmiştim. Dedim ya sevdiğimdi canımdı ciğerimdi. Askerliğimin ilk 2 3 haftası herşey güzeldi. Sesini duymak için gece gündüz her saat başı ankesörlü telefonun başındaydım. sonralarda hiç konuşamaz olmuştuk. Aradığım zamanlarda sürekli soğuk davranıyordu sürekli tersliyordu. İnsan hissediyordu soğuk davrandığını fakat nedenini anlayamamıştım. Acemiliğim bittiğinde memleketime dönmüştüm. Benimle görüşmek istemedi ilk zamanlarda. Usta birliğime gitmeden bir gün önce görüşmüştük zorla. Tabi, buluştuğumuzda benim haberim yoktu benden ayrıldığında. Bir müddet konuştuktan sonra bana neden benden ayrıldığını söyledi. Sebebi bana askerliğimin uzun olduğunu beni o kadar uzun bir süre( uzun süre dediği ise 12 ay) bekleyemeyeceğini söyledi. Benim yokluğumda yeni bir sevgilisi olmuş ben öyle biliyordum fakat bu sevgilisi ben ta askere gitmeden öncede varmış. Daha sonra birisi geldi masaya bir arkadaştı( arkadaş dediğim insan en 10 yıllıktı.) Dediği kelime ise şuydu ne yapıyorsun aşkımdı. İşte o gün beynimden vurulmuştum. Artık o günden sonra hiçbir insana güvenim kalmamıştı. Dayanamadım buna askere gittim ve bir daha asla geri dönmek istemedim Ankaraya. Aradan 10 ay geçti. Son bir ayım kalmıştı. Bir gün askeriyenin telefonu çaldı arayan uzman çavuş olan eniştemdi. acil olarak benimle görüşmesi gerektiğini söylemişti. Bana ulaşamayıp merak ettiklerini sanmıştım ama durum daha vahimdi. Babamdı. Babamın durumunun kötü olduğunu ve hastaneye yatırdıklarını söylemişlerdi. Dağıtım iznimden sonra uzun bir zaman onları görmemiştim. Yüreğim zaten onların hasretiyle doluydu.Acil olarak Ankaraya geldim babamı ameliyata alacaklardı. Babam benim geleceğimi duyunca hastanede biraz toparlanmaya çalışmış yürümeye çalışmış. muratcan beni böyle görmeye dayanamaz diye düşünüyormuş. bir gün evde kaldım, bir gün babamın yanında kaldım dertleştik. Ertesi gün babamı ameliyata aldılar. Doktorun tek dediği şey ameliyat olsada olmasada durumu çok ciddi yaşayamayabilir demişti. Ve rahmetlik babam her mezar ziyaretine gittiğimizde ben cuma günü öleceğim beni manzaralı bir yere defnedin derdi. Bizde küçüktük hep kızardık Allah korusun diye. 05.01.2018 cuma günü cuma selası okunduktan sonra babam hastanede vefat etti. manzaralı bir yere defnettik. Ve sonra anladım ki en büyük acı aşk acısı değilmiş. En büyük acı bir evladın annesini babasını kaybetmesiymiş. En büyük acı bir anne babanın evladını kaybetmesiymiş. Ve en büyük acı bir insanın sevdiği birini kaybetmesiymiş. işte saçlarına ak düşen 25 yaşındaki yetim bir gencin hikayesi bu. Allahım tüm babasını annesini sevdiklerini canlarını ciğerlerini kaybedenlere sabır versin. Allah hepsinin mekanlarını cennet eylesin.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!