Tam olarak hayatın anlamını çözdüğünde, ömrünün çoğunu tüketmişti, en büyük lüksü çocukları evi ekmeğiydi, Bir güzel silahı vardı, birde sevdiği bir türküsü.
Bir çift turna gördüm durur dallarda
Seversen Mevla yı kalma yollarda.
Otuz sekiz yıl jandarma olarak şereflice görev yaptı, şereflice öldü, geride hepsi devletin belli kademelerinde görev yapan beş evlat bıraktı. Babamın şahsında ebediyete göçmüş tüm babaları da rahmetle anıyorum…
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Güzel bir şiir yüreğinize ve kaleminize sağlık ama ;aklıma en çok takılan ''en büyük lüksü çocukları ,evi,ekmeğiydi''... Ben babama lüks oldum mu bilmiyorum ama BABAM benim en büyük lüksümdü ve öyle olmaya da devam edecek...ALLAH tüm BABALARIN mekanını cennet etsin...
Babanıza rahmet olsun.Benim babama da,onların babalarınada...yüreğinize sağlık.
Asker çocuğunun duygularını ancak bir asker çocuğu anlar...sizi o kadar iyi anlıyorum ki değperli dost...sanki hislerimi anlattınız...babamı kaybettiğimden beri kalbim hala ağrır 15 sene oldu...ordunun şanlı subayları ışıklar içinde uyusun...rahmetle ve sevgiyle...+10*
Evet Dün gibi, Bugulu gözlerimle Siirinizi okurken Babami hatirladim aynen dün gibi ondan bir daha önceki gün gibi...Babaniza, Babama tüm Allahin Rahmetine Kavusmus olan Babalarin Mekanari Cennet olsun....Almanydan Saygilarimla..Ayse Alioglu
şöyle bir baktımda şiirlerinizin hepsi tadında okunur mükemmel !!! aslında şiiri yorumlamak yerine ; şairi
,bu güzel dizeleri derleyeni kutlamak lazım . saygıyla hkalın ...
Ne bakır sinimizi nede kalaylı tasımızı
Hatırladıkça gözlerimi ıslatan bu anıların
Üzerine sessizce yattık
İstemeden şimdi seni
Tarihin tozlu raflarına bıraktık
Bıraktık babam…
------
ne güzel anıların olması
baba tarafından başının okşanması...
ben de bir tek anım olsun isterdim bir tek ...
ölümüne ağlamak isterdim
tabutunun başında babamın...
ellerinize sağlık ne güzel anılar bırakmış size en büyük mirastı size kalan
Rahmet ve saygıyla anıyoruz şiirinizle tüm babaları
tam puanla
Allah rahmet eylesin.Yürekten kutlarım.
Başarılarınızın devamını diliyorum
Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta