Az önce Öldüm ben Şiiri - Teoman Bozkurt

Teoman Bozkurt
63

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Az önce Öldüm ben

AZ ÖNCE ÖLDÜM BEN

Az önce öldüm ben...
Yalnızdım ölürken.
Öyle kimse yoktu sağımda, solumda.
Korkmadım ölürken.
Biraz ağrılarım oldu...
Hani kramp girer ya ayağınıza...
Benim tüm vücuduma kramplar girdi sadece.
Yalnızlık Allah'a mahsus ama...
Ölürken ben de yalnızdım.
Yukarıdan izledim bedenimi.
Düşündüm önce...
Bir ömürde ne çok şeye susmuşum...
Ne çok şeyi sineye çekmişim.
Biriktirdiğim ama söyleyemediğim...
Ağız dolusu küfürlerin...
Söyleyememiş olmanın acısını taşımış bedenim.
Ne ihanetlere...
Ne hainliklere şahit olmuş gözlerim.
Ya yalanlarınız...
Umutları sözlerinizle boğduğunuz yalanlarınız...
Onlara da kulaklarımı şahit tuttunuz.
Şimdi hangisinin hesabını vereceğim ben?
Duyduğum yalanların mı?
Yoksa...
İçimde susturduğum sözlerin mi?
Az önce öldüm ben.
Kimse yoktu yanımda.
Dedim ya...
Yalnız öldüm.
Bu benim suçum değildi ama...
Bu suçu da bana yüklediniz.
Ben istemedim.
Terk edip giden sizlerdiniz.
Haklısınız...
Ben sizin gibi olamadım.
Sizin gibi sevmedim.
Ben sevdaya dair dedim...Siz paraya dair.
Ben prangalar vuramadım insanların duygularına...
Kendi menfaatlerim için kullanmadım.
“Kulum, kölemsiniz.” demedim kimseye.
Kul olmak Allah'a kulluktur.
Siz kendinizi ne sandınız?
Az önce öldüm ben...
Yukarıdan izledim bedenimi.
Öyle huzurlu gülüyordu ki...
Sonra düşündüm:
Ben yaşarken bu kadar gülmemiştim.
Neydi cansız bedeni güldüren?
Demek ki...
Gülebilmek için ruhsuz olmak lazımmış.
Hiçbir şeyi...
Hiç kimseyi düşünmeden...
“Amannnn... bana ne.” demekmiş.
"Canı cehenneme.” demekmiş...
Mutluluğun kaynağı.
Baksana...
Morarmaya başladı bedenim.
Hani derler ya...
Can bedenden çıkmayınca...
Kan damardan akmayınca...
Ama yaşarken herkes için bir şeyler yapmak için...
Canım çıkardı,
Kanım donardı adeta...
Düşünüp üzülürdüm.
Ama o zaman hiç morarmazdı bedenim.
Yoksa ölünce...
Tüm utançlarınız göz önüne serildi de...
Ondan mı morardım?
Az önce öldüm ben.
Sonra uzun süre bekledim.
Cesedim koktu.
Yaşarken hiç çalmayan telefonum...
Susmadı.
Alıp açıp cevap vermek istedim.
“Canınız cehenneme!” diye.
Şimdi mi hatırladınız?
Bırakın...
Öldüm ben.
Huzurlu kalsın cesedim.
Çok sonra kapımı kırdılar.
Gerçi kapıyı kırmak en kibar hâliydi onların.
Yaşarken ne kadar kalbimi kırdılar...
Herkes burnunu tutuyordu.
Ben temiz biriydim...
Hiç korkmazdım ki.
Sonra doktor geldi başucuma.
Muayene etti beni.
Ben yaşarken...
“Hastayım.” dediğimde...
Kimse doktoru getirmemişti.
Kimsenin umurunda bile olmamıştım.
Sonra kucaklayıp evden çıkardılar beni.
Sıkı sıkı sarılarak...
Bu kadar sevgiyle...
Hiç sarılmamışlardı bana.
Sonrası mı?
İşte bildiğiniz gibi...
Sahte timsah gözyaşları.
Yıkadılar...
Kefenlediler.
Hiç yaşarken elim ayağım tutmadığında...
Kimse yıkamamıştı beni.
Üstümü giydirmemişti...
Adeta bir çocuk gibi.
Az önce öldüm ben.
Arkamdan konuştular...
Yüzüme konuşamadıklarını.
Sordular birbirlerine:
“Arkasında ne bıraktı?”
Onlar maldan mülkten bahsettiler.
Ben ise...
Arkamda bıraktığım bir alay şerefsizi düşündüm.
Sonra toprağa attılar beni.
Bir sağa döndürdüler...
Bir sola...
Zorla kıbleyi buldular.
Gerçi bana yaşarken de...
Kıblemi göstermişlerdi.
Attılar toprağı üzerime.
Çok da iyi oldu.
Az önce öldüm ben.
Gelen Azrail'e...
“Nerede kaldın?” dedim.
Acılarıma son ver...Dedim.
Sorgu meleklerine anlattım her şeyimi.
Şikâyetimi bildirdim Yaradan'a.
En çok üzüldüğüm şey neydi biliyor musunuz?
Ağız dolusu küfürleri...
Söyleyemeden öldüm ben.
Az önce öldüm ben.
İyi ki de...

ÖLMÜŞÜM...

Teoman Bozkurt
Kayıt Tarihi : 9.09.2026 17:07:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!