Ağlıyorum çünkü belirsizliklerle dolu hayatımda,kafamda çok net belirlediğim hayalimin ilk adımını hala atmış bulunmamaktayim
Barış elbette olsun,
Savaş elbette dursun…
Ama söyle bana,
Madem bitebiliyordu bu karanlık,
Neden düştü o kadar can toprağa?
Sevtapmış adı
Dünyanın küçük olduğunu hatırlattı bana
Tanımadan sevdim
Sesini duymadan dinledim
Gözünü görmeden
Gördüm gözünü
Bugün oturdum, ölümü düşündüm. 20 yaşında, hayat bu kadar güzelken… Ve var mıydı ki ya? Emin olamadım. Şimdi hayatta bu kadar güzel mi? Vasat. Ee, bu şiirin yazarı kimdi? Hmm. Ben tatlıları hiç sevmem, biliyor musunuz? Aramam da ama bugün küçük bir pasta aldım, ayı şeklinde, kalbi kırık bir pasta. Bisikletle eve getirene kadar… Çok düşündüm ya, ulan ayı, iyice bozdun beni. Aaa, şey, bugün benim doğum günüm. 2 yıldır yalnızım doğum günlerimde denk geliş bu ki; doğum günümde ailem hep bir yerlerde. Biliyor musunuz, ben doğum günlerine anlam yüklemem pek. Hee, ama doğum günlerinde yerim sadece; pasta, tatlı da benim için pastalardan ibarettir. Oyuncu olmak istiyorum, biliyor musunuz? Benim ailem de oyuncu. Hayır, hayır, telefonları almayın elinize; annemin, babamın adını söylemem, stalklayın. Iıı, şey, yalan söyledim: annem susar. Ben genel olarak anneme çekmişim; o yüzden mi iyi oyuncu olamadım ki? Off. Onun için konservatuar falan okumak lazım. Bakın, dikkat ederseniz “hayalimi” falanlı cümlede kullandım; demek ki bu kadar da anlam yüklememek lâzımmış. “Falanlı” cümlede de oluyormuş. Hee, babam—demiştik—babam çok iyi oyuncudur. Beni üzmek istediğinde, mesela, aslında düşünmediği şeyleri söyleyiverir. Babam gibi olsaydım keşke. Ben anneme çekmişim. Diğer adım da Mehmet; o da babamın babasının adı. Annemin babasının ismi abime gitmiş; e hani isim çekerdi, Mehmet dedem çok neşeli bir adammış. Akrabalardan da duyulan geçmiş zamanla bahsetmek ne zormuş, biliyor musunuz? Ben tek kişilik oyunlardan çok çekinirim, korkarım ondan; ama çok da keyifli bir şeymiş, öyle diyorlar. hıhıhı
He, ne diyordum, anneme çektiğimden dolayı çok düşünüyorum ve susuyorum; bundan dolayı da olgunlaşamadığımdan suçlanıyorum. E ama şey, ben olgunum ki; yani susmak hani erdemlikti.E ben kırmadan, dökmeden susmak istiyorum…
Abi, “nasılsın”ı niye kullanmıyoruz ya?
— Abi, naber ya.
Gozlerine bakip da kaybolcagimi bilmeden baktim gozlerine
Gozlerime bakip da kaybolcagini bilmeden baktin gozlerime
Kaybolmadin belkide
Bendeki dumduz kahverengi goz
Betimlemesiz
Ama senin gozler oyle mi derinlere inilebiliyor bir kere bir karmasiklik var
Bir şeyleri yanlış anlamış olabilir miyiz
Ben galiba aşık oldum
Galiba diyorum emin olmadığımdan değil
Çok eminim…
Ama
Ama işte ben çok duygusal bir insanım
Rafine zevklerim yok benim,
Müzik zevkim rafine değildir,
Yaşayış biçimim — hele, hiç değil.
He, bir hayalim var,tiyatrocu olmak.
Bu bir rafinelikse,
Ben rafine bir insanım.
Ne acayip kardeşim
Hayat ne acayip
Hastalık ne acayip
Kediyim ben astım ne acayip
Yok sen kedi değilsin loki
Sen bizim ailenin en küçüğü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!