Ayrılık dedim gözlerimden sicim sicim indim
Hasret vagonlarından inen insan seli bendim
Dünya bize adresini bilmediğim şehirdi
Beni karşılamaya duraklara gel istedim
Düşteki, vuslata tabanı delik bir çift valiz
İçlerindeki umutlarım benden önce yitti
Elimdeki avucumdaki safi tükenişti
Bitmek bilmeyen şu fasfakirliğim sensizlikti
Hayallerin dahi aşı ekmeği kesilmişti
Nefes alıp vermeye ne yenip içilecekti
Senli dünlerin bir tozuna dahi muhtaçlığım
Gözlerimi sildiğim mendili yere serdirtti
Ayrılık, sürekli, yollarımın önünü kesti
Terzi, hüzün elbiselerini bana mı dikti
Podyumunda göstemeye kraliçesi seçti
Yağmurlu gülüşlerimi madalyalarım etti
Tendeki ayrılık libası kemiğe yerleşti
Sanki, etlerimi gölgeme lime lime döktü
Uykusuz sabahların bütün yolcuları bendim
Anestezilerde uyuyup kalmayı istedim
Yaz derken kış geldi ayrılık ömrüme yerleşti
Saçıma, ömür dolusu, erimez karlar serpti
Ak yorganlar altında elim ayağım buz kesti
Sesimdeki soluğumdaki serçeler nefessiz...
Kayıt Tarihi : 22.08.2026 04:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Sıladaki evim, göz bebeğim Yağmurlardan sonra kokusunu içime çektiğim Senden sonra bütün özlemlerin yolu sana çıktı Neye ağlasam, sana gözyaşı denizi oluyorum... Sevgi Gül




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!